• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.60)
tatlı rüyalar - alper canıgüz
türk bir anne ile fransız bir babadan olma hector berlioz -kendisi türkiye'de yaşayan bir fransız türk'üdür- sıradan bir pazar sabahı kahvaltı ederken bir ilan okur ve "hayatı değişir"... "hayatımı satıyorum! 25 yaşında, iyi eğitimli, iki yabancı dil bilen sağlıklı genç, geri kalanını temin edebilmek amacıyla hayatının bir bölümünü satıyor. ilgilenenler aşağıdaki telefon numarasına başvurarak randevu alabilirler."
genç yazar alper canıgüz'ün ilk romanı yukarıda tırnak içine alınan ilanla başlar. tatlı rüyalar, kitabın alt başlığında da belirtildiği gibi, gerçekten 'psiko-absürd' ve de 'romantik komedi'. zekice kurgulanmış, bir ilk kitaptan -alışıldığı üzere- beklenmeyecek kadar iyi yazılmış, kıvrak dilli, özellikle de saçma, komik ve psikolojik... gerçek bir serüven, gerçek bir roman... romana sonundan bakarsanız, matrak bir romantizm de bulabilirsiniz. işin psikoloji kısmına gelince... yazarımız her ne kadar 1969 doğumlu genç bir psikolog ise de, burada mesleğini kötü temsil ettiği bile söylenebilir. binyıl kitap ekinde yayımlanan söyleşisindeki ifadeleriyle aktaralım durumu: "tatlı rüyalar'da psikolojinin kullanımdan ziyade 'kötüye kullanımı' mevcuttur. psikoloji nedir ne değildir, bu konuda çoğunluğun kafasının karışık olduğunu biliyorum. davranış örüntüleri hakkında büyük bilgi birikimine sahip olmakla birlikte iş, insan ruhunun ne menem bir şey olduğu konusuna gelince psikologların durumu da daha parlak değil diye düşünüyorum. işte kitaptaki 'psikoloji parodisi' bununla ilgilidir." tatlı rüyalar, "uzun süredir keyifli bir kitap okumadım" diyenlere hiç çekinmeden " aradığınız işte bu" diye tavsiye edebileceğiniz bir kitap
  1. alper canıgüz'ün eğlenceli romanı.

    !---- spoiler ----!

    zeki müren'in zeki müren rolünde olduğu filmlerde canlandırdığı karakterlerin gerçek zeki müren'le ilgisi ne kadarsa, bu kitapta sözü edilen kişi ve olayların gerçekle ilgisi o kadardır.

    !---- spoiler ----!
    mnb
  2. gerçekte kaybolan, rüyasında yaşayanların hikayesi. kısa bir hikayedir fakat gereksiz sözcüklere yer vermemiştir alper canıgüz. okuduğunuz her kitabından sonra diğer kitaplarını da okumak isteği uyandırır. bu kitabıyla başlayabilirsin onu okumaya.
  3. psikolog elinden çıkmış zekice kitap. şahsen bu kitabı okuduktan sonra alper canıgüz'ün okumadığım kitabı kalmamalı dedim. okuduğum her yeni kitabı da haklı olduğumu gösterdi.
  4. üniversite sınavından bir kaç hafta önce sınıfta herkes ders çalışırken üç arkadaş oturmuş gizli ajans, tatlı rüyalar, oğullar ve rencide ruhlar okuyorduk. sınav mınav dinlemeyen, hoş, okuması çok da zamanınızı almayacak kitaptır.
  5. türk edebiyatına ait zevkli kitaplardan biri. su gibi okuyorsunuz zaten.
  6. filmi yapılsın istediğim kitaptır. başarılı psikolojik çözümlemeleri, zekice esprileri ve kurgusuyla keyif alınacak kitaplardan.

    !---- spoiler ----!

    "25 yaşında, iyi eğitimli, iki yabancı dil bilen sağlıklı genç, geri kalanını temin edebilmek amacıyla hayatının bir bölümünü satıyor. ilgilenenler aşağıdaki telefon numarasına başvurarak randevu alabilirler."

    !---- spoiler ----!
  7. alper canıgüz'ün okuduğum ilk romanı. kitabın hoş ve akıcı bir dili var. psikolojik tasvirler, diyaloglar güzel. fakat karakterler biraz daha ayrıntılı işlenseydi daha derinlikli bir roman olurdu bence. neticede beğenmiştim ve yazarın diğer romanlarını da okumaya karar vermiştim.
  8. diğer canıgüz kitapları gibi sürükleyici, eğlenceli, ve keyiflidir. canıgüz, bu sefer psikoloji eğitimini daha fazla yansıtmıştır. ve yine çok güzel tespitler barındırır.

    !---- spoiler ----!

    ..... tam orta sınıf annelerin kendilerinden daha iyi mevkilere geleceğini umut ettikleri çocuklarına yakıştıracağı cinsten bir giyim zevki...

    !---- spoiler ----!
  9. birkaç günde bitmesi muhtemel, diğer canıgüz kitapları gibi müthiş sürükleyici ve benim en beğendiğim canıgüz romanıdır.
  10. 1 gecede bitirdiğim ender kitaplardan... gerçekten çok akıcı ve akılcı diyaloglar içeren harika bir hikaye... söylenmiş ama, kesinlikle filme uyarlanması gerekir diye düşünmüştüm ilk okuduğumda, hala da düşünüyorum...