• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.38)
Yazar harper lee
tespih ağacının gölgesinde - harper lee
amerikan edebiyatının başyapıtlarından biri olan, pulitzer ödüllü bülbülü öldürmek'in unutulmaz karakteri jean-louise "scout" finch, 20 yıl sonra new york'tan çocukluğunun geçtiği kasabaya, babası atticus finch'in yanına, eve dönüyor. çocukluğunda eşitlik, doğruluk ve adalet kavramlarıyla kişiliğinin yapı taşlarını oluşturan babası atticus'un hayal kırıklığı yaratan değişimi, artık 26 yaşında genç bir kadın olan scout'u derinden etkiliyor.

harper lee'nin bilge kaleminden çıkan ve daha yayınlanmadan son yılların en büyük edebiyat olayı haline gelen tespih ağacının gölgesinde, bir tarihsel dönemi güçlü ve gerçekçi çağrışımlarla aktarmakla birlikte, güncelliğiyle de bir eserin kendi devrini aşabileceğinin en nadide kanıtlarından biri...
(tanıtım bülteninden)
  1. harper lee nin bülbülü öldürmek ten tam 55 yıl sonra çıkan kitabı.
    50-55 yıl sonra mı yazmış kitabı yoksa yazılıydı da şimdi mi çıktı bilmiyorum.

    okumayı sabırsızlıkla bekliyorum.
  2. 2015in başında, çıkacağı müjdelendikten sonra sabırsızlıkla bekledim. ancak beklentilerin daima yaraladığını bir kez daha öğrendim.

    henüz yarısına bile gelmedim ancak bir ön- yorum yapabilirim; fazla durağan, insan bülbülü öldürmekten sonra daha hareketli bekliyor. üstelik scout büyümüş kasabaya dönmüş neler olacak diye meraklanıyoruz. okuduğum bölüme kadar pek bir numarası yoktu.

    çok fazla diyalog var ve bir çoğunun gereksiz olduğunu, gereksizce uzatıldığını düşünüyorum.

    hayran olduğum bülbülü öldürmek de böyle miydi diye düşünmeden edemiyorum.

    bitirdim eklemesi: genel bir yorum.
    akış sadece konuşmayla gerçekleşiyor çok fazla olay yok ve bu konuşmaların çoğu gereksiz ve gereksiz uzunlukta. bu insanı biraz sıkıyor doğrusu.

    jem'in ölümüne daha fazla yer vermelerini bekledim. ayrıca henry karakteri sanıryorum ki ilk kitapta yok. birden çocukluk hatıralarına katılması bana zorlama geldi. ayrıca zenci - beyaz tartışmasında sürekli konunun etrafında dolanıyorlar ve bir türlü konuya giremiyormuş hissi var. bu da rahatsız edici.
  3. @deanmoriarty yorumuna katılıyorum.
    !---- spoiler ----!

    rahmetli harper lee bence bu kitabı yazmak için yazmış. scout büyümüş genç bir kadın olmuş kısa yaz tatili için geldiği memleketinde büyüdüğü toplumun ve çevrenin değişimi üzerine gözlemlerini okuyoruz.
    bülbülü öldürmek kitabında baba atticus finch' in scout' ı yetiştirme tarzı bu kitapta karşımıza olgun bir hümanist birey olarak çıkıyor.
    bülbülü öldürmek kitabında atticus ırkçı toplumu karşısına alarak bir zenciyi savunurken bu kitapta' da zenci hakları taraftarı olduğunu iddia eden bir kurumun suistimallerine karşı geliyor.

    !---- spoiler ----!
  4. tam bir "biz büyüdük ve kirlendi dünya" romanı. ne ilginç değil mi çocukluğunuzu bulmak için geri döndüğüne ondan geriye hiçbir şey kalmadığını fark ediyorsunuz ya da kalanların değiştiğini ki hangisi daha kötü bilemiyorum.
    beklentimi küçük tutarak sanki bülbülü öldürmek'in devamını değil de farklı bir kitap okuyormuşum gibi yaparak zorla hoşlaştığım kitap.
  5. üstteki yorumlar gibi beklentiler nirvana olmasın (bkz: bülbülü öldürmek) 'ten sonra.rahmetli,zannedersem yaşadığı döneminin sonunda beyaz-zenci farkına dair toplumunda farklı şeyler yaşamış,cancağzımız atticus üstündende kendi düşüncelerini dile getirmiş.
    eale
  6. bülbülü öldürmek'teki keyfi veremeyen harper lee romanı
    okunacaksa da devam kitabı olarak okunmamalı sanki çünkü okuyucusunun aklındaki hiçbir soruyu yeterince cevaplamıyor bence
  7. bülbülü öldürmek 'teki devinimden uzak, bol bol "özlü söz" ile dolu ve tam olarak olmamış eser.

    hank/henry karakteri nereden çıktı mesela?
    dill zannettim onu başta ama bambaşka biriymiş ve çocukluk çağında izi bile yoktu.
    jem öldü de nasıl öldü, niye öldü ve niye bu kadar yüzeysel geçildi bu mesele?

    jean louise namı diğer scout'a büyüdüğünde uyuz olacağım hiç aklıma gelmezdi; o nasıl bir kibir, şımarıklık! insanlara üstten bakmadığı iddiası tamamen yalan, hank'e paçavra gibi davranmaktan hiç geri durmadı kitap boyunca... tam bir kaba tabirle "kezban" olmuş; nerede o canlı scout nerede jean louise...

    sevmedim.