bir delinin hatıra defteri - nikolay gogol - youreads

  1. erdal beşikçioğlu'nun oynayacağı etkinliğin biletleri mybilette satışa çıkmış.



    !---- spoiler ----!

    hikaye çar 1. nikolay ın baskıcı devrinde yaşamış küçük bir devlet memurunun hayatı üzerine odaklanır. günlük formatında yazılan hikaye, baş kahraman popriçin in deliliğe doğru gidişini anlatır. yaşadığı sıkıcı ve tekdüze hayata bir de müdürünün kızına duyduğu aşk eklenince içinde bulunduğu girdap iyice büyür. aksenti ivanoviç popriçin in baskıcı sistemde boyun eğmeme çabaları ve yaşadığı psikolojik gel-gitler kendisini ispanya kralı sanmasına kadar devam eder ve akıl hastanesine kapatılmasıyla son bulur.

    !---- spoiler ----!
    abi
  2. 49 şubat: dün akşam istanbul tatbikat sahnesinde bir delinin hatıra defteri isimli oyunu izledim. erdal beşikçioğlu'nun performansı tek kelime ile muhteşemdi. sahnede o kadar etkileyici bir performans vardı ki aşkın ve toplumun delirttiği popriçin ile birlikte ben de delirdim.
  3. amirim çılgın oynar. izleyelim izletelim. lakin bu özel tiyatro zengin sporu olmaya doğru gidiyor mu? talebesi, dar gelirlisi gelebiliyor mu? yeni sahne'de 5 tl'ye oynardı bu oyun...
    mutlu
  4. şahsi kanaatime göre profesyonelle birlikte tiyatro dalında zirveyi paylaşan oyun. sanat ve işçilik birleşmiş gibiydi oyunun sonunda kan ter içindeydi. aslında sıkıcı olan bir konuyu ancak bu akdar muhteşem oynayarak seyrettirebilirdi, öyle de oldu. ışıkçılara da bir şey demeden geçmek haksızlık olur, kaliteli iş yaptılar bu kadar güzel olmasında payları çok büyük.
    abi
  5. 2012 ekimde ankara cayyolu cuneyt gokcer sahnesinde izlemistim. kapali gise oynayan bu oyundan ciktigimizda buyulenmistik desem az kalir. harika bir oyunculuk, harika bir kurgu, ve verdigi ince mesajlar tabii. yillardir ankaralilarin dilindedir bu oyun, gidenler hep cok sansli sayilir, nasil buldun bilet biz bulamiyoruz bir turlu diye yakinir durur gidemeyenler. tiyatro muhabbetleri acildiginda laf doner dolasir bu oyuna gelir. yuksek sesle ben gittim diye ezer gecerim hep.
  6. hani ölmeden önce yapılması gereken listeler vardır ya, bu oyun da benim için öyle bir anlam kazanmış oldu. dünya gözüyle genco erkal izlediğim için; oyunculuğunu, mimiklerini, sahnede nasıl büyüdüğünü görebilmiş olmamdan dolayı oldukça şanslı hissettim. açıkcası bazı kişilerin aurası mı diyelim, manyetik alanı mı diyelim bilemiyorum, o kişiler bulundukları ortamın havasını pozitif olarak değiştirirler, dikkat çekerler ve ortamı yukarıya taşırlar, genco erkal'ın da o kişilerden biri olduğunu düşündüm. belki sahnede bir saat gazete okusa yine izlettirirdi ama öyle olmadı yükselen temposu ile son yarım saat sahnede daha da devleşen bir genco erkal vardı. seyirci de ayakta alkışlayarak duyduğu memnuniyeti kendisine hissettirdi o da seyirciyle selamlaşırken insanlarla tek tek kucaklaşıyor gibiydi. ve perde kapandı.

    bir delinin hatıra defteri kitabı hakkında bir kaç kelam edelim, kitap gogol'un 3 öyküsünden oluşuyor, `bir delinin hatıra defteri`, `palto` ve `burun`. bir delinin hatıra defterini okuyarak giderseniz oyuna çok daha iyi konsantre olursunuz. 30-35 sayfalık kısa bir öykü, ben de bir delinin hatıra defteri ve paltoyu okuyarak oyunu izledim. oyun içinde paltoya ve burun'a da göndermeler vardı sanki yada yazar takıntılı olduğu hususları başka dönemlerde kaleme almıştır yine. bu öykünün yıllar içinde klasikleşmiş olması; yazarın dili, belki istanbul'u fetheden `kenan komutan` gibi sıradan olmayan ancak yazan için gerçek olması sonucu insanların dikkatini çekmesi. belki de kral çıplak diyebilmenin, düzene ve bürokrasiye karşı gelebilmenin gücü de olabilir
  7. hani bazı şeyler yerinde güzeldir ya. bahçelievler'in göbeğine gelen karaköy börekçisi karaköy'ün kıyısındakinin yanına yaklaşamaz ya. işte istanbul'da gösterilen "bir delinin hatıra defteri" de bana böyle geldi hep.

    ankara'da izleme fırsatım olmadı maalesef. istanbul'da izledim. şok oldum, çakıldım koltuğa, aptal aptal sırıttım, gözlerim doldu, alkışladım, durdum, vs ...

    ama biraz boynum bükük çıktım salondan. sanki çok ağlayıp da eline bir oyuncak verilip geçiştirilmiş çocuk gibi hissettim.

    sanki ankara'da daha farklı bişeyler vardı bizden sakladılar biz göremedik gibi.

    neyse...

    güzel ve harika bir metin olmasa da güzel ve harika bir performansla sergilenen oyundur.
  8. erdal beşikçioğlu'nun tek başına sergilediği takdire şayan performansı izlemeye değerdir. şaşkınlıkla izlemiştim. tek başına böyle bir oyunu başarılı bir şekilde sergilemek için galiba bünyede biraz delilik barındırıyor olsa gerek.
  9. erdal beşikçioğlu performansını izleyen şanslı kişilerdenim. kitabı okudum ama kafamda ki canlandırmalarım hiç oyunda ki gibi değildi.
    hızlı duygu geçişleri ve diğer tiplemeleri anlatırken çıkarılan sesler, yapılan mimikler her şey mükemmeldi.
    ışıklar, sahne kullanımı çok iyiydi.
  10. erdal beşikçioğlu'nun performansını izleyebilmek için kızılay'da sabah saat beşte sıraya girmiştim arkadaşımla. iyiki de yapmışım. erdal beşikçioğlu'nun özellikle son bölümde ki performansı, onu gözümde ilahlaştırmıştı.