hatırla sevgili - youreads

    • izledim
    • izliyorum
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
hatırla sevgili
yasemin, ahmet ve necdet; büyükada'da beraber büyümüş üç arkadaştır. necdet okumayıp babasının pastanesini istanbul'a taşıyarak zengin olmuş, ahmet ise baba mesleğini takip ederek hukuk okumuştur. yasemin içten içe ahmet'e, oğlanlarsa yasemin'e aşıktır. 1960 yılında ahmet'le yasemin en sonunda birbirlerine açılır, ancak yasemin'in babasının dp milletvekili, ahmet'in babasınınsa chp'li bir savcı olması aileleri "o çocukla görüşmek yok" aşamasına getirir.

derken 27 mayıs olur, yasemin'in babası rıza amca idamla yargılanmaya başlar. yasemin artık kaçmak için fırsat kolladığı, hatta beraber bile olduğu ahmet'ten soğumuştur. "babamın katili olan bir ailedensin artık" diye terk eder çocuğu. babasının idamdan kurtulması da, ahmet'in babasının avukatlığını (kendi babasına karşın) kabul etmesi de yasemin'in tutumunu değiştirmez, ancak bu sefer de hamile kaldığını anlar. çocuğunun babasız büyümemesi için necdet'le evlenmeyi kabul eder, ancak necdet bu evliliğin sembolik olmasına çok dikkat eder, kendi aşkından fedakarlık ederek haşa yasemin'in yatağına girmez. derken aradan altı yıl geçer, bir süre taşrada kafa dağıtmak için kaykamamlık yapan ahmet istanbul'a döner, tekrar yasemin ve necdet'le görüşmeye başlar. kendi kızı olduğunu bilmediği rüya ile iyi anlaşmaktadır. derken bir gün necdet'i başka bir kadınla yakalar, "hem sevdiğim kadını elimden al hem de aldat, vay p.ç" diye döver, necdet orada "ben senin p.çine babalık etmek için yasemin'le evlendim, yoksa aynı yatağa bile girmiyoruz yıllardır" diye itiraf eder. rüya'nın ahmet'i de baba olarak kabullenmesi, üstelik ahmet'in yasemin'i mahkemeye vererek gerçekleri öğrenmesi ve nihayet necdet'in yasemin'i boşayıp sevdiği kadınla evlenmesiyle sorunlar çözülür.

bir yandan da karakterlerin hayatına forrest gump misali insanlar, adnan menderesler ismet inönüler deniz gezmişler girip çıkmaktadır...


  1. 2000'lerde genç veya ergen olan neslin kafasına bu dizinin 68'leri, "yankee, go home" sloganını, 12 mart ve 12 eylül işkencelerini, idamları, deniz gezmiş'i mahir çayanerdal eren'i soktuğunu düşünüyorum. en azından kendi ergen çevremde bu durum geçerliydi. hemen hepimiz o diziyi izledikçe solcu olmuş, el altından darağacında üç fidan veya gülünün solduğu akşam okumaya başlamıştık. tam da üniversite yıllarında gezi'ye çattık, oh... ama sonra babamların kuşağındaki solcular gibi türkü bar işletip 7/24 kızlara barikat anılarını anlatıp hava basacak kadar yaşlanmadık (ruhumuz yaşlandı o ayrı).