kitabın sayfalarını kıvırmak - youreads



  1. kitabın içeriğine, okuduğunuz öyküye, şiire, romana zeval getirmez arkadaşlar; kitap, bir sayfası kıvrıldığı için üzülüp boynunu falan bükmez. sevin kitabı, okumayı sevin de metalaştırmayın artık şu kitap mefhumunu, çok rica ediyorum. raftaki bir dvd diskine aşkla bakan, arada rafından alıp öpüp koklayan tuhaf insanlar gibi göründüğünüzün farkında değil misiniz dışarıdan bakınca? kitabın fiziksel varlığına değil, okuduğunuz şeyin içeriğine, kitabın özüne bağlılık duyun. kitaplar, sayfalar birer araçtan fazlası değildir, onlara fiziksel anlamlar yükleyip dolaylı olarak kötü edebiyatı yüceltmiş oluyorsunuz. kitabı kültleştirerek, metalaştırarak "bütün kitaplar iyidir" şartlanmasına kapılıp gidiyorsunuz. ben burada karalanan alelade şeyleri kitaplaştırsam, yarın bunun sayfalarını katlamak da bir kabahat mi olacak şimdi, ne alakası var? yapmayın, edebiyatı ucuzlaştırmayın.
  2. yıllar önce okuduğum kitapları elime aldığımda, altı çizili cümleler, kıvrılma izleri olan sayfalar, ya da hafif ıslanıp kurumuş, yıpranmış sayfaları görmek beni mutlu eder.
    bana o kitapla ne kadar vakit geçirdiğimi hatırlatır. sanki o günlerimi, o aylarımı anlatır.
    kıvrılmasına karşı olanları kesinlikle anlıyorum, çok saygıduyuyorum. çok güzel bir özellik ama nedense bu iş bende farklı.
  3. eskiden acayip yaptığım eylemdir. başlığa büyük bir zevkle tıkladım sanırım herkes bunu yapıyordur diye girip yorumları okuyunca aynı büyüklükte bir hayal kırıklığı yaşadım doğrusu. o zaman bu kütüphanelerdeki kıvrılmış sayfaların izlerini kim yaptı arkadaşım !
    mert
  4. ben kitabın sayfalarını kıvırmayı, cümlelerin altını çizmeyi vs severim. tertemiz bir kitabın okunmuş olduğunu bu şekilde görmek, saçma bir şekilde hoşuma gidiyor.
  5. yaşanmışlık o; ne kadar kıvırdıysan, eğdiysen, büktüysen o kadar sana benzer. seninle çantada yola çıkar, seninle çekmecede sıkılır, seninle koltuk köşelerinde dinlenir, seninle çay, kahve içer, yemek yer. annen odadayken o da durup dinler. sigara içmeyi de sever kıvrılan sayfalar. kokusu yittikçe gerçek olur. kıvrılan her sayfa neden kıvrıldığını bilir, hikaye yaşanmışlığa dönüşür. aksesuar gibi hissetmez, hissettirmez.
  6. bende hiç sevmem bütün kitaplarım yeni alınmış gibidir. çiçek gibi bakarım onlara üstlerini dantelle örterim. :)
  7. "ben senin kolun bacağını kırıyor muyum dingil?"
    yapmayınız efendim, kıymayınız.. o güzelim kitaplara işkence etmeyiniz.
  8. zevkle yaptığım eylem. özellikle şiir kitaplarında beğendiğim şiirlerin olduğu sayfaları kıvırarak bir nevi favoriler listesi oluştururum. nerede kaldığımı hatırlamak için genellikle ayraç kullanırım. ancak uyku bastırdığında sayfanın kenarını ikiz kenarları ikişer cm uzunluğunda olan bir dik üçgen şeklinde kıvırdığım da çok olmuştur. velhasıl kelam kitaplar, içlerindeki yazıları korumak ve bize aktarmak için kullanılan araçlardır. cansız varlıkların tahribatından ziyade canlılarınkine yoğunlaşılması taraftarıyım.