1. daha mutlu yarınlar için buraya götürebilirsiniz
  2. dost kitapevinin önünde olur
  3. döviz bürosundaydı...
    'canım tl yerine dolar almışım yanıma hay aksi ;)'
    hayır yani etkilenmedim diye mi terk edildim?
  4. ilk buluşmanın olmaması sorunsalı.
  5. benimkiler genelde saçma sapan oluyor.

    mesela ilk, ilk buluşmam yani bir kızla ilk kez buluşmaya gidiyorum. kız hemşire, ameliyat olan dedeme refakat ederken tanışmıştık. :d

    neyse ilk buluşma ramazan'a denk geldi. ikimiz de niyetliyiz. bir yere oturup çay falan içemedik haliyle. ben de normal arkadaşlarımla yaptığım gibi kıza tüm beyazıt-eminönü civarını dolandırdım. bir ara gülhane'de oturduk. çingen ablalar geldi zorla gül satmaya çalıştılar. he bu arada ben kıza tek bir gül alıp gitmiştim. üstelik de çiçekçiden yani böyle dükkan falan vardı, vergi levhası... paraya kıydım yani. çingenler yapıştı en son kız çıkarıp para verdi öyle gittiler. :d

    iftara yakın yemek yiyecek yer aradık ama her yer dopdolu. ben de ist. üni. fen-edebiyat binasının oradaki esnaf lokantlarından birine götürdüm garibimi. mekandaki tek kadın o düşünün. hani leyla ile mecnun'da mecnun leyla'yı erdal bakkal'a götürüp tavuk döner yediriyordu ya, öyle bir şeydi. tabii ben yine paraya kıydım porsiyon iskender ısmarladım. :d kız bitiremedi yemeği, onun tabağı da ben bitirdim. :d :d

    yemek faciasından sonra akşam namazı için sultan ahmet'e gittik. kızın çantasından telefonunu çalmışlar. hattı kapattırmaya falan uğraştık bir de.

    her ne kadar böyle kötü başlamış gibi görünse de o günü atlattık ve yıllar geçti. şimdi doğacak bebeğimize bu hikayeleri anlatmak için bekliyoruz. :)


    şaka lan şaka ne bebeği, kız bir daha aramadı. :d :d

    not: bazı arkadaşlar mesaj attı "kıza acıdım!" diyorlar. haklılar ben de acıyorum lan, çok yazık oldu. kız benden sonra namazı bıraktı, tesettürlüydü, açıldı. kim bilir artık iskender de yiyemiyordur.

    not 2: evet gerçekten kızın tabağındaki yemeği de yedim. o neyse de tabağı sünnetlemesem iyiydi. oğlum ocurçluydum lan ne yapayım?

    not 3: herkesin garibine gitmiş. kendi adıma üzüldüm, yalnız değilimdir diye teselli ediyordum kendimi. :)

    bir tane daha anlatayım madem: yine bir ilk buluşma hanım kız sakarya'da örtmen. üsküdar'da buluştuk. kızımızın doğum günü saçma sapan bir doğum günü hediyesi verdim. ne olduğunu söylemek istemiyorum. :)

    sonra bu zavallıya da üsküdar turu yaptırdım. sokak sokak dolandırdım. bu sefer ramazan değildi aç aç gezmedik hiç değilse. yalnız aralık ayıydı, hava cidden soğuktu. üstüne bir de yğmur başladı. hani bir ara üsküdar'da dolmuşlar yüzüyordu ya, işte öyle bir yağmur. romantizm olsun diye kız kulesine götürdüm arkadaşı. it gibi ıslandık. oradan dönünce yine romantizme devam ettik. hani donuna kadar ıslanmak derler ya, işte tam olarak donuma kadar ıslandım. ayaklar vıcık vıcık su, pantalon su içinde ve dediğim gibi don da gitmiş.

    zar zor bir taksi bulup capitol'e gittik. migros'tan don aldım. sonra bir mağazaya gidip pantolon aldım üstümü değiştim falan. hani bir mallık ettim ıslandım falan da, neden kıza don değiştirdiğimi söylediğimi çözemedim hala. bilmesi şart değildi sanki. :) sonra kızı sakarya'ya uğurladım.

    önceki buluşmanın aksine bu seferki buluşma mutlu sonla bitti. :) 2 ay önce onu gelinlikler içinde görmek nasip oldu. :) hatta burada da paylaşmıştım. (bkz: eski sevgilinin evlenmesi)

    evet, o kadar olaydan sonra benle evlenecek değildi herhalde. :d
  6. benimkisi de ankara'da devlet yurdunun bahçesinde olmuştu. 4 sene önce karma yurt vardı. çıktık bahçeye, yarım saat yürüdük, sohbet ettik, kahve içtik karton bardaklarda. birbirimize çok merakliymış gibi durmamak icin yarim saat yürümüştük sadece. artik nasil merakli degilsek 4 yıl oldu hala sevgiliyiz :)))
  7. 8 yaşındaydım ve çok aşıktım ona. kıştan yaza terfi etmiş bir aşktı benimkisi. onu görünce içimdeki helyum dolu balonlar bir bir patlıyor, acıyla karışık farklı bir haz veriyordu, tıpkı aşk gibi. sonra onun da içinde benim için baloncuklar patladığını öğrendim, çok mutluydum. kumsalda buluşmuş, birbirimize utangaç gülücükler fırlattıktan sonra da bisikletle gezmiştik. masumiyet buydu. ne güzel, ne beyaz günlerdi. ah çocukluğum, en özlediğim...
  8. geçen gün internette tanıştığım birisi ile buluştum (gayet arkadaşça bir şekilde) gram bi heyecan yok zaten bir süredir konuşuyorduk, tunalıda buluştuk, yemek yedik, kahve içtik, yürüdük.. valla ne garip konuşacak konularımız hiç bitmedi, eğlenceliydi.. ama aşırı hızlı konuştuğu için beni biraz yordu sonlara doğru.. sonra ayrıldık falan kafam dağıldı iyi oldu. ama bu arkadaşça şeylerden de bıktım artık sözlük, ben artık bi flört edeyim bi date tadında bir şeyler istiyorum bu hayattan.



    edit: date diyince çok dejenere görünüyorum ama kafamdaki şeye tam bir türkçe karşılık bulamadım.
  9. en fena handikapım çok konuşmak oluyor...
    3 saat susmadığımı bilirim ve ters yoldan gidince buluşma yerine "bir daha burada buluşursak gelmem." diyecek kadar da ikinci buluşmanın olacağından emin, kendine güvenen biriyim; tuhaf...

    sonra ne mi oldu?
    onu da sonra anlatırım...

    düzeltme: imla
  10. havaalanındayım birazdan uçağım kalkacak... uzun zaman sonra herhangi bir konuda böyle bir heyecan yaşayacağım aklımın ucundan geçmezdi. onu tanımıyorum aslında ama bir yandan da çok iyi tanıyorum. üzerimde anlayamadığım, tanımlayamadığım bir heyecan var, mutluluk gibi.