• youreads puanı (9.33)
  1. ingiliz (eh, gene mi? türk olsam komplekse girerdim. haxtir, türkmüşüm) rock devi the moody blues'in 1967 tarihli days of future passed albümünden çıkma, meşhur balladı.
    gudik coverleri bir yana, barclay james harvest de poor man's moody blues adıyla gereksiz bir icraya girişmiştir (icradan geliyorum, haberler iyi).

    ekürisini de ekleyelim; (bkz: melancholy man - the moody blues)

    p.s. bir de orkestral uzun versiyonu vardır parçanın, onu da verelim.
  2. insanı hüzünlere gark ettiren enfes şarkı.

    adı zihnimde her daim karmaşa yarattığı gibi (whites in night satin... ehe yok night satin olur mu? white satin olacak.) sözleri ve tınısı da ruhumda duygu karmaşası yaratır. yan flütün girdiği kısımda bir anda hüzün bulutları dağılır. dingin bir neşe geliverir. sonrası yine hüzün... ne varsa eskilerde var ya hu.

    sözleri de yazayım.

    nights in white satin,
    never reaching the end,
    letters i've written,
    never meaning to send.

    beauty i'd always missed
    with these eyes before,
    just what the truth is
    i can't say anymore.

    cause i love you,
    yes, i love you,
    oh, how, i love you.

    gazing at people,
    some hand in hand,
    just what i'm going thru
    they can understand.

    some try to tell me
    thoughts they cannot defend,
    just what you want to be
    you will be in the end,

    and i love you,
    yes, i love you,
    oh, how, i love you.
    oh, how, i love you.

    nights in white satin,
    never reaching the end,
    letters i've written,
    never meaning to send.

    beauty i'd always missed
    with these eyes before,
    just what the truth is
    i can't say anymore.

    cause i love you,
    yes, i love you,
    oh, how, i love you.
    oh, how, i love you.
  3. the moody blues'un ilk dinleyişte aşık olduğum şarkısıdır, arada açar yan flüt solosunu dinler triplere girerim. dark shadows filmi aracılığı ile beni bu ilahi parça ile tanıştıran tim burton'a teşekkür etmeyi borç bilirim.

    yan flüt solosuna sarılmış geceler, never reaching the end.