• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (6.58)
salo o le 120 giornate di sodoma - pier paolo pasolini
olaylar 1944 yılında nazi almanya'sının kontrolünde kuzey italya'da kurulmuş kısa ömürlü bir kukla devlet olan faşist salo cumhuriyeti'nde geçer. şehrin ileri gelen seçkinlerinden dört sefih 9 kız 9 da erkek 18 genç insanı yakalayıp bir şatoya kapatırlar. beraberlerindeki 4 yaşlı fahişe ile birlikte bu genç kölelere bir dizi fiziksel, ruhsal ve cinsel işkence uygularlar.
  1. michael haneke'nin izledikten sonra günlerce etkisinden çıkamayıp kendini eve hapsettiği filmdir. ben ise ilk 20 dakikasını izleyebilmiştim.
    izlerken akla takılan en mühim şey genelde "bu film hayatımı nasıl etkiler? bu iğrenç görüntü hafızası kişiliğimde kalıcı bir etki bırakır mı?"dır.
    sde
  2. hayatım boyunca izleyip, izleyebileceğim en mide bulandırıcı filmdir. bunun en rahatsız edici boyutu ise (bkz: srpski film) idi.

    !---- spoiler ----!
    film içerisinde bir çok subliminal mesaj bulunmaktaydı. bunlar bana (bkz: stanley kubrick) i hatırlattı fakat yakınından bile geçecek kalitede değildi.

    filmin bir noktadan sonra senaryo tekrarına gittiğini fark ettim. ortalarına ulaştığımda elimde ki fare ile sürekli kaçıncı dakikada olduğumu kontrol ettim. yine de son yirmi dakikaya hakkını vermek gerek. gerçekten rahatsız edecek kadar mide bulandırıcıydı. yönetmen imgeleri güzel işlemişti.

    film italya faşizm'ini ağır bir dille eleştiriyor. ayrıca dini öğeleri ve dinin gücünü filmin bir kısmında yüceltirken, diğer kısmında yerin dibine sokuyor. çocukların, incilden alıntı taşıyan duaları yer alıyor bazen, bazen de ensest bir ilişki sırasında, meryem ana heykelinin onlara baktığını fark ediyorsunuz (ki yönetmen katrajı özellikle bu şekilde ayarlamış olma ihtimalini göz önüne alıyorum ben).

    özet ile, izleyin, vakit kaybı mı? bence değil. yüz yirmi dakika çok uzun bir süre mi? evet.

    !---- spoiler ----!
  3. dünyanın en kötü filmidir net. bunu sadece aşırı rahatsız edici olduğu için söylemiyorum. filmin nazizm eleştirisi olduğunu iddia etmek aptallıktır. bu film aynı a serbian film gibi insanlık ayıbıdır . yönetmenin böyle bir film çekmesi hayatına mal olmuştur.
  4. m. de sade`in kitaplarindaki sahnelerin beyaz perdeye uyarlanmis hali gibidir. fazla rahatsiz edici. politik yonu varmis, peh.
  5. önemli nadide eserler gibi bazı sinema filmleri de 'mevcut sanat dalının' avamına göre değil.
  6. nadide olduğu iddia edilen filmimsi iğrenç şey. avam avam gülüyorum bunları yazarken. pardon da bir grup aklını yitirmiş insanın esir tuttuğu küçük çocuklara yaptığı her türlü işkence, eziyet mi film? yoksa filmde anlatılan sapkın cinsel hikayeler mi? bir grup deli biz oturalım ne tür sapkınlık varsa film yapalım demişler sebebi de işte savaş olsun falan filan ve gerçekten de yapmışlar. akıl alır gibi değil. faşizmi veya nazizmi göstermenin tek yolu bu muydu yani? gerçekçilik tek kriterse pornodan ala sanat eseri yok o zaman. film boyunca tek düşündüğüm bu gençlerin psikolojisinin filmden ne kadar etkilendiğiydi.koskoca aktörler, aktrisler bile tecavüz sahnesi sonrasında ne travmalar yaşıyorlar.yazık.