ekşi sözlük göçmenleri - youreads



  1. buraya yazacaklarım çoğu insanın ağrına gidecek belki ama lafımı esirgemeyi düşünmüyorum.

    ben bunca zamandır bu platformda böyle can sıkıntısı yaşamadım. youreads bugün mü açıldı ? hiç biriniz mi duymadınız daha önce ? ekşide debedit'lere aylardır yazan '' youreads.net diye güzel bir yer var bi bakın isterseniz. '' ibareleri yönetimle aranız bozulunca mı gözünüze çarptı ?

    yiğidi öldürün hakkını yemeyin, hiç mi faydalı bilgi edinmediniz ekşiden ? bir harf kırk yıl muhabbetine girmeyeceğim ama bu kadar mı vefasızsınız ? hiç mi kasıla kasıla gezmediniz ekşide yazarım diye ?

    ekşi pkk yuvasıydı ondan geldik kadrosu da var. 2 güne kadar değil miydi ? neden işin içine kişisel çıkar çatışması girince kutsal bilgi kaynağını pkk yuvası ettiniz ?

    suriyeli mültecilerle ilgili yazılanların %80 olumsuz olduğu platformdan gelip neden birebir aynı davranışı sergilediniz arkadaşlar burada ? soruyorum yahu alınmayın, gücenmeyin. okumuş insanlarsınız - meb eğitiminden bahsetmiyorum burada- sorgulamayı da biliyosunuz, bi kere de kendinizi sorgulayın.

    bunları neden mi söylüyorum, küçük şirin kasabasına bi günde rezidanslar dikilmiş starbuckslar getirilmiş fabrikalar kurulmuş kasabalı gibi hissediyorum.

    gidin, hakkınızı savunun. direnin. karşı çıkın. kabullenmeyin. sizin olanı geri alın.

    buraya kadar okuduysak ne mutlu.

    ''burası hakikaten daha güzelmiş be!'' diyen herkes hoşgelmiş, iyi ki gelmiş.

    kendini buraya atanlarınsa tez zamanda gitmesi dileklerimle.

    düzenleme1: mülteci kelimesi bu başlık için göçmen kelimesinden daha uygun bir kelimeydi. bunun görülebilmesi için ise (bkz: mülteci) (bkz: göçmen)

    düzenleme2: geldiği gün açtığı başlık erkeklerin seks için aşık taklidi yapması olan adamlardan duyar yedik. e olur, neden olmasındı. artık mesajlara yahut bu başlık altında söylenenlere cevap vermek de istemiyorum. size tek faydası şu olsun, mülteci kelimesi bir hakaret değildir. bunu öğrenmiş olun en azından. içinde bulunduğunuz durumu daha iyi açıkladığını öğrenmiş olun.

    " mülteci: belirli bir toplumsal gruba üyeliği veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm gören veya göreceği korkusu ve endişesi taşıyan, bu sebeple ülkesinden ayrılan/ayrılmak zorunda bırakılan " ibaresini buraya eklemeye mecbur bıraktınız beni.

    ben yeri geldi youreads'e söylenmesi gereken şeyler oldu onu da söyledim. ortada bi sıkıntı var, çözüm üretilsin, fark edilsin, bunu yapanlar kendine çeki düzen versin, en olmadı moderasyon müdahale eder diye yazdım bu yazıyı. etti de. soruna odaklanın diye değil.

    kendimi tekrar etmek olacak ama madem öyle biz de giderizci zihniyetinde sıkıntı olduğunu düşünüyorum, başkaldırın, itaat etmeyin, sizin olanı geri alın dedim.

    arka sokaktaki daha iyi top oynayan çocuk mahallesine gelince canı sıkılmış tabiri bir oyundan zevk almanın tek yanının kazanmak olduğunu zannetmektir. bu da bana göre yanlıştır. yenileceğinden korkan daima yenilir, ara sıra siz de yenilin arkadaşlar.

    son olarak şunu söylemeden edemeyeceğim, bir yazının tamamını okuyun arkadaşlar.
    yazının başında genelleme yapacağımı söylerken sonunda ise bir ayırım yaptım gördüğünüz üzere, kişinin anlattığı karşısındakinin dinlediği kadardır hesabı hoşbulduk demek yerine sen ne diyon hıaaa diyenler olmuş. e ne diyim ki ? kişi kendinden bilirmiş işi.

    bu yazıyı okurken bir şeyler kazanabilmek, bu önemli olan. negatifi gördüm diye pozitiften başınızı çevirmeyin.

    dipnot: bu başlık sol frame ettiklerinizi gördükten sonra açılmış -tekrar ediyorum- genelleme yapmaktan da çekinilmemiş başlıktır. bir günde buranın dinamiklerini alt üst edip ahkam kesemezsiniz, kestirmeyiz, kestirmem en azından. moderasyonun başlık adını tekrar gözden geçirip eski haline getirmesini de daha uygun görüyorum. mülteci kelimesi hakaret değildir. bu durumu göçmen kelimesinden daha iyi izah eden bi kelimedir. durum-vaziyet böyleyken şikayet butonuna tıklandı diye başlık değiştirilmemelidir, aksi takdirde forum.youreads.com daha işlevli olacaktır zannımca.
    kuz
  2. itici ötesi varlıklar. ekşi'den geliyorsun, insanların ekşi'den kaçma sebeplerinden en büyüğü olan anketörlüğe soyunuyorsun. sol frame'e bakar mısınız ya.

    ülkücülerden kaçıp geldim ve gördüğüm ilk entry "kürtçü terörist sevicilerin çok sevdiği bla bla" tarzı bir tanım gördüm. bunu yazınca gerçekten müthiş bir tartışma kazandığınızı falan mı sanıyorsunuz?

    şuraya bak biraderim bu nedir ya:
    [http://prntscr.com/acnzvj http://prntscr.com/acnzvj}
  3. beni üzen kategorizasyon.

    evet, bizler için uygun görülen tabir buysa ben de bir ekşi sözlük göçmeniyim. hem de öyle çaylak sırasında beklemekten sıkılanlardan, öyle ara ara takılıp "buranın havası kaçtı, bir de şurayı deneyelim ya" diyenlerden de değilim. çaylak dönemimle beraber 9 yıldır kendi meşrebimce yazıp çiziyor, bildiklerimi paylaşıyorum. harika insanlar kazandırdı bana ekşi sözlük.

    evet, ortamlarda ekşi sözlük yazarlığı üzerinden saygınlık da devşirdim. inanır mısınız, bir an olsun utanmadım bundan. zira benimki bir kullanma, faydalanma hikâyesi değildi. gecenin bir saati kalkıp sözlüğün ağır toplarının içi alabildiğine dolu entrylerini kontrol ettim "yeni bir şeyler düşmüş mü acaba?" diye. olan biten bir şeye öfkelendiğimde gidip ekşi sözlük ile paylaştım. hayatımı kolaylaştıracak bir şeyler öğrendiğimde "bunu sözlük ahalisi de öğrenmeli" dedim. hoşlandığım kadını kendisinden önce sözlük öğrendi.

    sözlükteki içerik kalitesi düştüğünde kötü kararlar veren bir arkadaşım için üzüldüğüm gibi üzüldüm. (bkz: yav he he) ya da (bkz: bunu anana sorsana delikanlı) kabilinden bir şeyler gördüğümde sağda solda, kendim ucuzlaşmışım gibi öfkelendim. 8284 vb. vakalarda sanki evime yabancılar geliyormuş gibi tedirgin oldum. öyle sahiplendim ki sözlüğü; yazıp çizdiklerim üzerinden tomarla para kazanan ve marka değerinin üzerine oturan kurumsal kafalıların bize ticari itibar duyarlılığı öğretmesine bile aldırmadım. "gerekirse törpülerim klavyemi biraz" dedim. çünkü orada mutluydum.

    bugün geldiğimiz noktada, hükümetin hoşuna gitmeyen şeyler yazdı diye yazarların bilgileri paylaşılıyor, para kazanılırken sahiplenilen entryler iş adli boyuta geldiğinde yazarın üstüne atılıyor, her şeye rağmen sözlükte iyi vakit geçirdiği için mülayim tavrını koruyan yazarların kullanım konforlarına zarar veren değişikliklere karşı üç beş eleştirisi dahi dikkate alınmıyor, ses yükseltenler uçuruluyor, kitlesel tepkilere alay eder gibi yanıtlar veriliyor.

    böylesine tatsızlıklar yaşayıp, böylesine sahiplendiğimiz bir platformu terk ederken "amaann neresi olursa olsun, şuradan kurtarayım kendimi" demez, diyemez gerçek ekşi sözlük sakini. ince eleyip sık dokur ve kendisini en iyi hissedeceği yerde vaktini geçirmek, paylaşımlarına devam etmek ister. çöp'e girip baktığımda hâlâ içimi ısıtan o emek emek yazdığım içerikleri oradan kaldırıp da buraya taşıyacak kadar güvenmişsem youreads'e, bu platforma gösterdiğim saygının, verdiğim kıymetin tartışılması elbette üzer beni.

    böyle sevgisizce karşılansak da hoşbulacak bir sürü ayrıntı yakalayabiliyoruz. güzel ortam güzel...
  4. yıllardır ekşi sözlüğü üye olmadan takip ederim özellikle son dönemdeki kalite düşüşünden ve üye olma aşamasındaki gereksiz süreçten dolayı üye olmadım ihtiyaç da duymadım. üstteki entrynin çoğuna katılmakla birlikte o mültecilere benim böyle daha sakin ve kültürel bir sözlükten haberdar olmamı sağladıkları için teşekkürü kendilerine borç bilirim
    wtf
  5. ekşide yazar değildim fakat yıllarca benim için kutsal bilgi kaynağı oldu. son günlerde ekşide başlatılan isyan sayesinde nedir bu youreads diyerek geldim ve ekşiden ve çakması olan pek çok sözlükten çok daha kaliteli bir oluşum olduğunu düşündürttü. bunun için "aa bu ekşi göçmeni, bu itüden ya da bu incici" gibi sınıflandırmaya girmeden hep beraber yaşamaya ne dersiniz? belki sizin de onlardan öğreneceğiniz bir şeyler vardır.
  6. yeni gelenlerin tamamına karşı bir genelleme yapılıyor 6 mart'ta tesadüfen ve ilk kez gördüğüm sitenize ben de ekşi'den geldim. sadece bir kaç sorum olacak belki bu sorular da burada eskiden beri bulunanların ağrına gidecektir. çünkü 2 günde gözlemlediğim ve büyük umutlar beslememe rağmen hayal kırıklığı yaşadığım bir konu:

    -entelektüel bir platform olduğu açık olan youreads.net bir kitabı tanıtmak elbette çok güzel bir davranış biçimi peki ya kitabın altına yazılan bir yorumun okunmamasına ya da hiç yorum girilmemesine ne demeli?

    -siyaset kötüdür anlayışıyla siyasi başlık açmamak ya da açılmasına müsade etmemek ne kadar doğru?
    abdullah öcalan orospu çocuğudur ya da mhp'liler orospu çocuğudur şeklinde yazılan bir yorum elbette tasvip edilecek tarzda bir yorum değildir.
    fakat abdullah öcalan hakkında küfür mahiyetinde olmayan bir başlığa bir ülkücünün, bir sosyalistin, bir kemalistin, bir islamcının yazacağı ve küfür içermeyen bilgilendirme ve tartışma amaçlı bir yorumun nesi kötüdür?

    son olarak; yazarların her zaman ciddi bir şekilde bilgi girmesi burayı kapağı açılmayan dirsek altında sadece gösteriş yapmak için taşınan bir ansiklopediye çevirir, fakat burada ciddi bilgi yerine eğlenceli bilgi derken anlatmaya çalıştığım ..... efsane nesil....o ses türkiye başlıkları değil. entelektüel mizah anlayışıdır. örneğin david lyinch hakkında yazılmış onlarca bilgi verici yorumun altında ''filmlerini anlamak bilal erdoğan'ı anlamaktan daha zor'' gibi bir yorum girildiyse bunun neresi kötüdür?

    özetle yönetimin eskinin tecrübelerinden ve ekşi'nin hatalarından ilham alarak bu sözlüğe dair bir konsept geliştirmesi gerektiği kanısındayım.
  7. haklarında peşin hüküm verilmemesi, ön yargılı olunmaması gereken eski sözlük yazarı yeni youser, okurlardır. benim iki sözlükte seçtiğim rumuz dahi aynı fakat burada oluşturacağım içeriğin ağırlıklı çoğunluğu eski sözlüğümden farklı olacak.

    eski sözlüğüme ilk kez yazar olduğumda tam bir ilim irfan yuvasıydı. bir yorum yapmadan önce iki değil üç kez düşünür, ince eleyip sık dokurdum. sonrasında ise trollük müesesesi ve çeşitli politik grupların propaganda çalışmaları aldı başını gitti.

    bir süre sonra sadece gerçeğin çarpıtılmasını engellemek için kendimi paralar oldum. nitelikli yorumlarım gittikçe azalıyor yerini lüzumsuz tartışmalara yetiştirilen cevaplara bırakıyordu.

    ben bundan yoruldum. gazeteci değilim, politikacı değilim, sözlükten para kazanmıyorum. güzel şeyler öğrenelim, eğlenceli vakit geçirelim, bir şeyler paylaşalım diye girdiğim sözlük resmen enerjimi emen acayip bir yere dönüştü.

    en son haksız şartlarla dolu sözleşme değişimi ve yazarların hiç dinlenmemesinin ayyuka çıkması da bardağı taşıran son damla oldu.

    buraya gelmeden önce tüm sözlükleri araştırdım en nitelikli olanın, bilgi ve paylaşıma en açık olan yerin burası olduğuna kanaat getirdim.

    eğer youser'lığın gereklerini yerine getirmezsem, burasının niteliklerini bozacak işlere imza atarsam uçurulmayı hak ederim.

    sol frame'de yer alan başlıkların olağandan farklılaştığının ben de farkındayım. fakat bu moderasyon ve kıdemli youserların girişimleriyle düzelmeyecek bir şey değil.

    önemli olan yöneticilerin zihniyetidir. eğer buranın youserları ve yöneticileri sözlüklerini nitelikli bilgi kaynağı olarak tutmak istiyorlarsa isterse bin tane yeni youser gelsin hizaya çekilir.

    eğer daha çok reklam geliri için trollüğe abuk subuk başlıklara, nefret söylemine, cinsiyetçiliğe, ırkçılığa, hakarete izin verilirse de ister istemez her şey bozulur geriye bir sözlük hayaleti kalır.
    pinot
  8. idrarıyla sözlük parsellemek isteyen statükocu yazar serzenişlerine tanık olduğum başlık. iltica haktır.
  9. her şeyden evvel haddini aşan bir tanım ve küstahlıktır. buradaki tüm yazarlar bir şekilde ekşi sözlük tedrisatından geçmiş, sözlükçülüğü oradan öğrenmiş insanlardır.

    hepimiz ekşi mültecisiyiz!

    ekşi sözlük, şirketleşmiş, bir çok insanın gelir kapısı haline gelmiş, bir çok ticari anlaşma yapmış bir platforma dönüşeli çokca zaman oldu ve eski nesil yazarların çoğu yıllardır bu duruma tepki olarak yazmıyorlar. sözlük kurtarılmaktan artık çok uzakta bir haldedir. öyle ki sözlük kurucusu dahi elini eteğini çekmiş durumdayken son birkaç gündür yürütülen kampanya vesilesiyle buraya gelmiş, çoğunlukla çaylak, yazarlara gidin sözlüğünüzü kurtarın demek rasyonel değildir. onlara "mülteci" demek de terbiyesizliktir. yapılan bağışlar ve yazarların katkıları ortadadır. ben dahi eski yazarların çoğu daha aktif yazmaya başladılar bu vesileyle. sadece yeni arkadaşlara değil bize de iyi geldi bu geçiş. kıskançlık şu durumda yapılacak en son şeydir.

    edit: başlık "ekşi mültecileri" şeklinde açılmıştı.
  10. eksi'den gelen yazarlardan biri de benim. 700 kusur entryimi yaklasik iki gunde sildim ve pismanlik filan da duymuyorum.

    basligi acan arkadas youreads'ten yeni mi haberiniz oldu demis, utanarak itiraf ediyorum ki evet, yeni haberim oldu ki bu da benim ayibim. keske daha once haberim olsaydi o zaman cunku ozellikle kitap yorumlari kismi muhtesem.

    kendi adima kaygilarini anliyorum, agirlikli olarak kulturel entrylerin girildigi bir sozlukte survivor kritigi yapildigini gormeyi istememesi ya da sacma sapan kufurlu entrylerin begeni topladigini gormeyi istememesi gayet dogal ama unutmamali ki tum yazarlar bir degil. son olaylardan dolayi eksi'den ayrilma karari alan bir cok kaliteli yazar da var.