hasan hüseyin demirel - youreads



  1. 2014 mart ayında kaybettiğimiz müzisyen, prodüktör.

    1958'de sivas'tan hozat'a yayılmış bir alevi aşiretinin çocuğu olarak istanbul'da doğar. hemen her alevi gibi sazla, cemle büyür. sultanahmet sanat okulunda okurken türk folklor kurumu'nda çalışmaya başlar, çeşitli araştırmalar yapar. bir yandan da sol mücadelenin içinde yer alır, bu arada bir dönem almanya'da sürgün kalır, bir ara cezaevinde yatar falan...

    derken o sırada ferdi tayfur'un yanında çalışan, kendisinden 6 ay büyük malatyalı bir gençle tanışır (ki nereden tanıştıkları tartışmalı, bazı kaynaklara göre rakı sofrasında, bazısına göre hapiste, bazılarına göreyse türk folklor kurumunda) ve her ikisinin de hayatı değişir. hasan hüseyin tüm imkanlarını zorlayarak, fotoğraf makinasını satarak bu malatyalı gence bir kaset yapar. ağlama bebeğim adlı kaset piyasaları alt üst eder... bu halk müziği kadar arabesk formlardan da faydalanmış, darbe sonrası yenilginin hüznü ve hapishane acıları sinmiş sol tandanslı müziğe de özgün müzik adı verilir. yine de hasan hüseyin, meşhur ettiği ahmet kaya ve ferhat tunç'un aksine hep geri planda kalmış. belki de diğerlerinin aksine hep aydınlık hareketinde kaldığı içindir, örneğin sosyalist parti'nin (işçi partisi'nin 1990'ların başındaki adı) fatih ilçe örgütünün kurucusuydu.

    hasan hüseyin, sevcan orhan'dan yasemin göksu'ya, edip akbayram'dan emre saltık'a, emel müftüoğlu'ndan hakan peker'e birçok kişinin seslendirdiği şarkılarıyla, irak'ta zehirli gazla öldürülen kürtlere yaktığı halepçe ağıdı ve albümüyle ve nihayetinde karşılıksız bir aşk sebebiyle intihar ettiği için midir bilmem; son zamanlarda en çok "seni seven öldü" şarkısıyla hatırlandı. kendisi de müzisyen olan kardeşi kadir demirel süpervizörlüğünde, haluk levent, cengiz özkan, ilkay akkaya, selçuk balcı, suavi, tolga çandar, feridun düzağaç gibi isimlerin olduğu bir saygı albümü 2018'de çıkmıştı, halen dinlerim o albümü.

    bu entry'de genel olarak mesam dergisinin 18. sayısındaki anma yazısından, ahmet kaya'nın cemal süreya'ya verdiği söyleşiden ve soner yalçın'ın 2010'da hürriyet'te yazdığı "romantik bir solcunun portresi: ahmet kaya" yazısından faydalanılmıştır.