hürriyet kasidesi - namık kemal - youreads



  1. namık kemal'in başyapıtlarından biridir.

    "muini zâlimin dünyada erbâb-ı denaettir,
    köpektir zevk alan, sayyâd-ı bi-insâfa hizmetten"
    (dünyada zalimin yardımcısı, aşağılık kimselerdir;
    insafsız avcıya hizmetten zevk alan ancak köpektir)

    beyitini yüksek sesle okurken ağız dolusu "köpektir" diye bağırması zevklidir.
    (bkz: a.c.a.b)

    görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten
    çekildik izzet ü ikbal ile bâb-ı hükûmetten

    usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
    mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez iânetten

    hakîr olduysa millet, şânına noksan gelir sanma
    yere düşmekle cevher, sâkıt olmaz kadr-ü kıymetten

    vücûdun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır
    ne gâm râh-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten.

    muini zâlimin dünyada erbâb-ı denaettir
    köpektir zevk alan, sayyâd-ı bi-insâfa hizmetten

    hemen bir feyz-i bâkî terk eder bir zevk-i fânîye
    hayatın kadrini âli bilenler, hüsn-i şöhretten.

    nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler
    nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten.

    cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim
    utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten

    felekten intikam almak, demektir ehl-i idrâke
    edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedâmetten

    durup ahkâm-ı nusret ittihâd-ı kalb-i millette
    çıkar âsâr-ı rahmet, ihtilaf-ı rey-i ümmetten

    eder tedvîr-i âlem bir mekînin kuvve-i azmi
    cihân titrer sebât-ı pây-ı erbâb-ı metânetten

    kaza her feyzini her lutfunu bir vakt için saklar
    fütur etme sakın milletteki za'f u betaetten

    değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı
    felekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten

    ziya dûr ise evc-i rif'atinden iztırâridir
    hicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten

    biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i osmaniyânız kim
    muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten

    biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
    cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten

    biz ol ulvi-nihâdânız ki meydân-ı hamiyette
    bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletten

    ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet
    kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten

    kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdın
    müreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten

    felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
    dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten

    anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
    ki ednâ zevki âlâdır vezâretten sadâretten

    vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim
    ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten

    müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir
    vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten

    civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ey bidâd
    erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten

    ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
    çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten

    gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret
    ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten

    ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
    esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten

    senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
    cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten

    ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
    cihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten

    senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
    hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten

    kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
    uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten
    ugo