nasıl koyduk - youreads

  1. bazı ekonomik elitlerin son günlerde duyduğu "fakir" sözü. "size müstehak" diye de karşı cevabı vardır bunun.

    son günlerde tartışılan tweet şöyleydi;

    “nasıl koyduk diyen adam adliyede taşeronda temizlik işçisi. sigortası yok. karısı hamile. maaşı 1000 tl. koyulan adam yani ben avukatım. gelirim ayda 30.000 tl’nin üzerinde. ve o işçi sigortalı işi olsun 2.200 tl maaş alsın, çocuğu üşümesin diye sabaha kadar sandık başında bekledim.”

    kendi hayat standartlarına dokunan biri yönetime geldiğinde ve tehlike hissettiğinde sınıfsal farkındalığı depreşen birinin, o görmek istemediği ve rahatsız olmadığı alt tabakalar tarafından yenilgiye uğratılmasının verdiği acıya şahit oluyoruz. akp neden güçlü biliyor musunuz? çünkü evde çorbası da kaynamasa o kişiye yenen taraf hissini yaşatıyor. bu his öyle salt bir takım tutma fanatizmi bile olsa bu fanatizmin sorumlusu da bizler ve sizlersiniz. o taşeron işçisinin iyi şartlarda çalışmasını isteseydi eğer ayda 30k kazanan kişiler ya da bunu en azından bir sorun olarak görse, ya da daha da azından duygusunu yaşasa... merak etmeyin taşeron diye bişe olmazdı. kimse sizin o kişiler için sandık başında beklediğinize inanmıyor kardeşim. öyle bile olsa inandıramıyorsunuz. şunu bi farkedin demek istiyorum bu insanlara.

    sinan laçiner hoca'nın bununla ilgili bir postu var facebookta, onu da ekleyeyim
    !---- spoiler ----!

    "benim konforum yerindeyken senin için oy kullandım pis fakir, kıymetini bilemediysen geber açlıktan" dediğiniz zaman aslında eşitsizlikle, sömürüyle, yoksullukla hiçbir temel meseleniz olmadığını belirtmiş oluyorsunuz; ne kadar yüce gönüllü bir ahlak timsali olduğunuzu değil. sol adına pozisyon alıp söz söylerken "koyduk mu"cu lümpenlerin (gerçekten can sıkıcı) cehaletinin emek sömürüsünün sonuçlarından biri olduğunu ve o sömürüyü ortadan kaldıracak bir politika (ve politika dili) üretmeden buradan bir çıkış olmadığını biliyor olmak gerek. sözün özü: yoksulları aşağılayan "sol" politika, en az o yoksulların kendilerini yoksullaştıranların militanı olması kadar düzeltilmeye muhtaç bir çarpıklıktır.

    !---- spoiler ----!
  2. maddenin doğası gereğidir. yıllardır hayatında makarnaya kömüre ihtiyaç duymamis insanlarin , akp secmenini elestirmesin sonucudur. bugün halihazırda varolan ben x para kazaniyorum size müstehak tutumu da aynıdır. sol kitleselligini kaybetti/kaybediyor. yeni mücadele şekli gorece çeperi daha küçük komünler,otonomlar,dayanisma alanlari vs.. içinde orgutlenmektir. sandigin basinda bir gun durmak mucadele değildir, mücadele cok uzun ekseriyetle sıkıcı ve dirayet isteyen bir surectir. mahallenizin politisti ise size şunu öneriyor; hassasiyetiniz ne ise onun cevresinde örgütlenen bir dayanışma ağı bulun ve uzun bir direnişi kucaklayin :)
    makro siyasetle bu kadar ugrasip canınızı sıkmayın. üretin,direnin ve sonunda kazanın.
  3. bookchin de radikal sol orgutlenmenin artık kapitalizmin pencesinde ve içice oldugunu anlatmış yıllar önce ve defalarca, bu yuzden sol çikışların ancak ekolojistler, feministler ve cemaatler (kendi hassasiyetleri çevresinde gruplasanlar) tarafindan gelistirebileceğini anlatiyor. solun başka kazanma sansi yok bence de.