1. iki dünya savaşı arasında avrupada gelişmiş olan akımdır. türkçeye gerçeküstücülük adıyla çevrilmiştir. edebiyattan sanata bir çok alanda etkilerini görmek mümkündür. temelini, akılcılığı yadsıyan ve karşı-sanat için çalışan ilk dadaistlerin eserlerinden alır(mış).

    bana tutunamayanlardaki "duygularımı hangi kalıba dökeceğimi bilmiyorum" cümlesini anımsatır. belirlenen kalıpları kullanmadan, çoğu zaman düşünceyi dahi bulaştırmadan duyguların dışavurumudur, kalıpsızlıktır. insan ruhunun en şeffaf halde yansıtılmasıdır.
  2. resimde en ünlüsü elbette (bkz: salvador dali) olmasıyla birlikte bu akımın başka bir sanatçısı olan (bkz: tetsuya ishida) 'dan bahsetmek istiyorum.
    bazı resimlerine buradan bakabilirsiniz
    şurada da biraz bilgi ve resimleri bulabilirsiniz
    resmi sitesinin galerisi
    23 mayıs 2005 tarihinde (bu güne rast gelip yazmam kesinlikle tevafuk) trenin önüne atlayarak intihar eden bu değerli şahsiyet, resimlerinde japon toplumunu eleştirmekle kalmamış kendi karamsar dünyasını da bizlere aktarmıştır.
  3. tarihin akışına,kabul görmüş fikirlere istinaden,bakın genel tutum söz konusu, dali'den sonra en başarılı örneklerini max ernst , (bkz: joan miró) ,wolfgang paalen , (bkz: yves tanguy) ve zehir içerek intihar eden eşi kay sage vermiştir.

    kendi zannımca,fikrimce leonora carrington'dur.
  4. ısrarla, frido kahlo'nun da sürrealist bir ressam olduğu söylenmiş, kendisi de bunu ısrarlar reddetmiş.
  5. 'şiirlerden resimler yapan adam guillaume apollinaire bu dünya'dan daha 38 yaşında insanlık tarihinin bilinen en büyük salgını ispanyol gribi'ne yakalanıp göç ederken arkasında söylemesi hoş , tınısı tatlı , anlamı yüzyıllar sonrasında bile çok farklı şeyleri nitelendirmek için kullanılacak bir kelimeyi bırakmış: sürrealizm. 1917 yılında apollinaire'in tiyatro oyununa yazdığı önsözünde doğan bu kelime 7 yaşındayken , tetiği çekildiğinde namlusundan rengarenk çiçekler püskürten bir silaha benzeyen bir akıma adını vermiş. kuramcısı andre breton sonunda adını koyabildiği çocuğunu edebiyat dünyasına "sürrealizm manifestosu" ile tanıtmış' ... kafkaokur dergisi kasım-aralık sayısında gizem demirel 'in konu ile ilgili detaylı bir yazısı bulunmaktadır