• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.24)
lost highway - david lynch
los angeles’da yaşayan ve bir gece kulübünde caz saksafon çalan fred madison(bill pullman ) adlı bir adamın başından geçen garip olaylarla başlıyor.karısı renee’nin(patricia arquette ) kendisini aldattığı paranoyasıyla yaşayan madison, evinin dışarıdan kamerayla çekilmiş görüntülerinin yer aldığı bir kaset alır. ardından bu sefer evin içininin çekildiği bir kaset daha alan madison, daha sonra karısıyla yatak odasındaki görüntülerinin yer aldığı üçünücü bir kaset daha alır. bu sırada karısının, daha önce hiç tanımadığı bir arkadaşının partisine katılan madison, burada kendisini tanıdığını ve şu anda evinde olduğunu söyleyen garip bir adamla(robert blake) tanışır. ertesi gün karısının evde ölü olarak bulunması üzerine zanlı durumuna düşen madison, aleyhine olan deliller üzerine, karısını öldüren kıskanç koca suçlamasıyla hapse atılır. karısının öldürülmesine dair hiçbir şey hatırlamayan madison, gelişen olaylar karşısında ne yapacağını bilemez. işte tam bu sırada dört duvar arasında tıkılıp kalan madison, bir anda ortadan kaybolur ve yerine pete dayton(balthazar getty) adlı genç bir adam geçer. dayton, arabasının bakımını sadece kendisine yaptıran bir gangsterin alice adlı sevgilisine aşık olan bir genç bir oto tamircisidir. alice ile birlikte gangsterlerin elinden kaçmaya çalışan dayton, sevgilisinin, kirli geçmişinden kurtulması için, alice’i fahişe olmaya iten adamı öldürmeye karar verir.
  1. david lynch'in kult filmi. bu film hakkinda saatlerce konusabilirim. sonuc olarak varacagim nokta hicbir sey anlamadigim olacaktir.
  2. yönetmeni bilmeden izleseydim hiç şüphesiz david lynch filmi diyeceğim bir filmdi. sevgili david'in de dediği gibi film her zaman bir şey anlatmak zorunda değildir. sinema insanı insana falan filan sanatı değildir. bir deli adam, öyle böyle olmayan çılgın planlar, sahneler çeker kafaları karıştırır bu da bazılarımızın çok hoşuna gider ya işte öyle bir şey.
  3. !---- spoiler ----!
    yolda görsem 100 metreden "evet bu david lynch filmi." derim. daha filmin başında "we have met before haven't we?" karşılaması yapıyor. lynch'in bizi nereye sürükleyeceği heyecanı ile karanlık bir otobanda ilerlemeye başlıyorsunuz, boğuk bir atmosferde. film boyunca "i want you! i want you!" diye kıvranan izleyiciye, sonunda "you'll never have me!" ızdırabını yaşatmıştır.

    filmden herkesin farklı çıkarımları var ancak bunlar lynch'in anlatmak istedikleri ile aynı şeyler mi hiç bilemeyeceğiz. fred'in şu sözleri lynch'in yaptığı/yapmak istediği etkiyi özetler nitelikte: "benim hatırladıklarımın, yaşandığı gibi olması gerekmez."

    zira david lynch'in "bişe diyecem. de? bişeee!" ergenliğiyle karanlık zihni birleşince ortaya neo-noir filmlere tipik bir örnek çıkıyor.

    film de o kadar çok tat var ki, bu kadar çok duyguya maruz kalınca kendimi tam bir "fucker" gibi hissettim.

    "fucker gets more pussy then a toilet seat."

    yazarken etkilendiği söylenilen bergman'ın persona'ından, abre los ojos ve vanilla sky ikilisinden etkiler barından beyin yakan bir bilmece.

    "soundtrack"lere ayrı paragraf açmak lazım ama nasıl tarifleyeceğimi bilemedim. tek söyleyebileceğim, yer yer filmden koptuğumda müzikler ve sahneyle el ele koşması ilgimi canlı tutmayı başardı. hele şu sahnelerde jöle kıvamına gelip, koltukla bütünleştim.

    this magic moment
    i'm deranged

    belki de tüm çözümlemelerinde alıntılanan, slovaj zizek'in david lynch ya da gülünç yücenin sanatı adlı kitabından şu cümle ile bitirmek adettendir.

    !---- alıntı ----!
    "düş gören, düşte karşılaşılan dehşetin gerçeği içinde uyanılan gerçeklikten daha korkunç olduğu zaman uyanır, yani düş gören düşte karşılaşılan gerçekten kaçmak üzere gerçekliğe sığınır."
    !---- alıntı ----!
    !---- spoiler ----!
  4. ortamlarda bu filmin konusu açıldığı zaman güzel filmdir diyip daha da konuşmam, konuşamam. cool ayağına yatarım. zira 2 defa izlediğim bu filmi henüz anlayamadım. south park izleyenler bilir. kanye west'in gay fish esprisini anlamadığı bir bölüm vardır. kendimi kanye west gibi hissettirir bu film. spoiler, daha fazla spoiler sözlük!
  5. birisi spoiler mi istedi? açılın ağır spoiler geliyor;

    !---- spoiler ----!

    fred cinsel anlamda yetersiz bir kimsedir ve karısının geçmişinden şüphe ettiği gibi aldatıldığının da farkına varmıştır. karısı rene ise tam bir femme fetale'dir. fred bu farkındalık üzerine rene'yi öldürmüştür. fakat rene'yi öldürdüğünü kabullenemediği için kötücül-şeytani bir karakter yaratmıştır. esasen bu karakter fred'in karanlık kısmını temsil etmektedir. bu paranoyalardan ve komplekslerden darlanan fred, esasında çoklu kişilik bölünmesine maruz kalmış ve kendi kişiliğinin tezatı olan pete karakterini yaratmıştır. fakat fred pete olduğunda bile o kadar libidoya rağmen cinsel manada adeta hero kabul ettiği hayatının boss'u rene'yi de alice'ye çevirmiştir. rene alice iken ve fred pete iken bile rene ulaşılamaz olarak kalmıştır fred için. fred gerçekleşme yüzleşmemek konusunda yardırmasına rağmen illaki bir yerde otokontrol sistemi iflas etmektedir. rene geçmişinde bir porno oyuncusudur. fred'in eline geçen gizemli video kasetle filmin kilit kimsesi dick lourent'peteye verdiği video kaset aslında aynı olan kasetlere yapılan bir göndermedir. dick ise kontrolcü ve baskın bir karakterdir. (bunu arabalı sahnede anlıyoruz. dick araç kullanırken araca adeta bir dişil kimlik yüklemekte, tüm kontrol ve kuralların kendinde olduğunu tüm dünyaya haykırmakta) olarak hem pete'nin hem de fred'in azılı ve dominant düşmanıdır. rene ile fred arasında her ne yaşanmışsı müsebbibi bu kimsedir. bu sebeple fred'in azılı düşmanı dick'i yok etmesi gerçek dünyaya dönmesine sağlamıştır. sonuçta kırmızı rengin hakim olduğu telefon sahnesinden sonra pete cinnet geçirip reneyi öldürmüş ve kafayı tırlatmıştır.

    !---- spoiler ----!

    daha söylenecek onca şey olmasına rağmen, bu denli çok metafor ve betimlemenin kullanıldığı, adeta bir puzzle ı andıran filmin öz hikayesi budur. filmde bolca örtülü reklam da bulunmaktadır.
    not: spoiler tamamen şahsıma ait izlenimlerin ürünüdür. iyi seyirler.
  6. anlaması kolay ve izlediğim en iyi fimlerden biri