mutsuzluk - youreads



  1. bir dostum "mutsuzluğa ilk adım mutlu olmalıyım çırpınışı" demişti. katılmamak elde değil.
  2. her şey üst üste gelince oluyor genelde. ya da sevdiğiniz birisi ağzınıza sıçınca. garip, tuhaf bir şey. insanın göğüsü hissizdir. niye orda bir şey varmış gibi oluyor orda bi sıkıntı varmış gibi, çok ilginç. keşke gidebilsek. gidebildiğimız tek yer bakkal
  3. mutluluk başlığına içmeyi unutulan kahveyi daha soğumadan tekrar görüp içmeyle ilgili yorum yazdıktan yaklaşık 1 dakika sonra yarım fincan kahveyi halıya dökmektir.
  4. "şimdi şu öndekilere iyice bir bak.. endişeleri var; milleri sayıyorlar, bu gece nerede uyuyacaklarını, benzine ne kadar para gideceğini, havanın nasıl olacağını, oraya nasıl varacaklarını düşünüyorlar... ve her halükarda bir şekilde varacaklar oraya, görüyorsun ya. ama endişelenmeleri gerekiyor; kurulu, yerleşmiş ve kanıtlanmış bir endişeye tutunmadıkça ruhları huzur bulamaz; bulduktan sonra da bu hallerine uyacak yüz ifadeleri takınırlar ki, bu ifade de anlıyorsun ya mutsuzluktur: bu, endişenin hatta haysiyetin bile sahte, gerçekten sahte bir ifadesidir ve onca zaman boyunca bu gerçeğin de onların yanından uçup gittiğini bilirler ve bu da onları sonsuza dek endişelendirir." yolda-jack kerouac
  5. ''insanoğlu hayata mutlu olmak için gelmemiştir.” demiş üstat dosto.
  6. bazen hayatınızda, hiç bir şey sizi mutlu etmez. her şey tam olması gerektiği gibi görünür ama aslında öyle değildir sizin için. daralırsınız , uzaklaşmak istersiniz ama sorumluluklarınız , daha önce vermiş olduğunuz geri dönüşü kolay olmayan kararların sonuçları yakaniza yapışır yapamazsınız. hayatta bir insanın başına gelebilecek sanırım en kötü şeydir verdiği karardan pişmanlık duymak. bağlar seni olduğun yere ama kendini oraya ait hissetmezsin. bişey yapmak istersin tam "oluyor lan " yapabiliyorum dersin ama verilmiş kararların sonuçları alaşağı eder seni. mutsuzluk kaplar kafanın her yerini. susarsın ,etrafına gülersin , içerde ne olup bittiğini senden başka bilen yoktur. yalnızsındır. istesen de mutlu olamamaktır.
  7. "mutsuzluktan söz etmek istiyorum
    dikey ve yatay mutsuzluktan
    mükemmel mutsuzluğundan insan soyunun
    sevgim acıyor"
  8. çok düşünmek ile doğru orantılıdır.

    büyük ihtimal bu dertten muzdarip olanlar şu girdiyi okurken derin bir iç çekecek.
  9. !---- spoiler ----!

    -olmaz
    +neden olmaz?
    -mutsuz oluruz.
    +mutsuz olalım. hep mutlu olunacak diye bir kural yok ki, biz de mutsuz olalım. olmaz mı?


    !---- spoiler ----!

    bazen birileri ile mutsuz olmak bile sizi mutlu olmaktan daha iyi hissettirebilir, bu diyalogtaki amirim gibi. mutluluk ve mutsuzluk sizin tekelinizde
  10. insanın kendi kendine tayin ettiği, yarattığı duygudur mutsuzluk. çok parası olan da hiç parası olmayan da, evi olan da kirada yaşayan da, bürokrat olan da çöpçü olan da kendi yaratır mutsuzluğunu. kendi istediği kadar mutsuzdur bir yerde. yaşanılan andan memnun olmama, kulp bulma ve o mutsuzluk duygusunu sürekli düşünme üzerine tezahür eden o kalıba sokan ve kabullendirendir.

    modern insan mutsuzdur, depresiftir. ama eski insanlar öyle mi? tarlasına sabahın 6'sında gider, akşamın 9'unda döner, kazandığı para kararı kararına kendisine ancak yeter, ama ben o insanların hayattan memnuniyetsizliğini, usanmışlığını, soğumuşluğunu hiç duymadım. aşk acısı çekmenin bile mutlu bir yanı vardır mesela. çünkü içerisinde sevgi vardır ve sevmek eylemi, sevgiliyi düşünme tanımı onu mutlu eder. saçının teli, kokusu bile, ulaşamasa da mutluluktur. bunlar bu çağ insanı için bayağılıktan başka bir şey değildir çünkü akış öylesine hızlı ve aceleci ki insanlar her şeyin olması için beklemek yerine sabırsızlanıyor ve olmadığını görünce hüsran yaşıyor. yaşamdan zevk almanın bir hareketlilik gerektirdiği düşünülüyor oysa küçücük bir an bile mesela yağmuru hissedebilmek bile ve bir insanı mutlu etmek bile öylesine mutluluk sebebidir ki.

    tayin ettiğimiz mutsuzluk biz pençesine takıldığımız süre içerisinde asla gitmez ve ne zaman farklı bir bakış açısına geçersek o vakit işler değişir diye düşünüyorum. asıl mesele mutluluğa ulaşmak değil, mutluluğa ulaşmanın yolunu kademe kademe takip edip onu ilerletebilmektir. ağaca dokun, sevgiyi hisset, iyiyi düşün. içimdeki pollyanna henüz tinere başlamadan ona süt içmeyi öğreteceğim ki mutluluk uzun olsun.