1. 22 nisan saat 16.09'da kargodan gelen paketi açmaya çalışırken son camel green'i yaktım.
    çeyrek yüzyılı aşan sigara tiryakiliğimin tütünsüz geçen 2,5 gününün ardından...

    "alışkanlıkları bırakmanın yolu onlarla savaşmak değil, yerine yenilerini koymaktır"
    - national geographic, akıl oyunları

    yeni başlayanlar için;
    arkadaş; 10-15 cm uzunluğunda, pille çalışan, içini koyduğunuz sıvıyı buharlaştıran bir şey ne kadar karmaşık olabilir, ya da ne kadar karmaşık anlatılabilir.
    sanırsınız cern mühendisleri atomlar iki tur atıp çarpışana kadar boş durmayıp haydi bir şey icat edelim demişler ve ortaya e-sigara çıkmış.

    oralarda dağılmayın kardeşlerim..

    yüzlerce , forumu var.. bol bol okuyun,
    youtube'da inanılmayacak kadar review var, izleyin..
    ve çok çok iyi e-ticaret siteleri var:
    güzel bir hazır set alın, ilk başta denemek için 3-4 tane değişik likit siparişi verin
    keyfini çıkarın..

    henüz hiç tütünlü sigara içmedim, aramıyorum da.. (bence burası ilginç) yani sigara içme duygusunu bastırmıyorum. yorucu olurdu ve kesin içerdim. şimdilik iyi gidiyor..

    kahve, çay ile iyi gidiyor, uyanır uyanmaz yakardım sigarayı, oraları da geçtik aratmadı.
    henüz alkollü ortama dalmadım deneyince sonucu yazarım.

    evin kokusu değişti, motivasyon olsun diye perdeleri yıkadım, ne pis bir ortamda yaşıyormuşum ben..

    plasebo etkisi olabilir, bilemiyorum; ev çıkışı tatlı bir yokuş vardı, nefes nefese kalırdım..
    (şimdi yazınca saçma geldi, 3 günde değişmez dimi bu, gerçi 2 paket camel green içiyordum, boru değil.. bilemedim. ileride yazarım)

    uykum arttı, sanırım tütünün uyarıcı etkisi ortadan kalkınca bu normal.

    kesin olan bir şey ciğer cızırtımın azaldığı.. gerçekten vücudumdan bağımsız buzdolabı motoru gibi kafasına göre çalışıp duruyor, beni bakıma götür diye yalvarıyordu sesi kesildi..

    kesin olan diğer şey, şimdilik acayip karlı, yani her gün cebinizde 15 lira canlı kalıyor..bu da güzel bir motivasyon aracı..

    garip olan şu geldi bana: sigaranın; istek->yakma->kül silkme->söndürme vs, kendine ait bir süreci vardı. bu süreç tamamıyla evriliyor, yani paket bitti, git al, kül tablasını boşalt dahil bitti. yerine; yatarken şarja tak, likit bitti koy vs geldi.. ne oluyor, hiç bir fikrim yok..
    tam bir "living in limbo"

    devamı gelecek
  2. 3 aylık bir e-sigara kullanıcısı olarak yorumlamam gerekirse,

    olumlu yanları:
    - koku yok, kül yok, ağızda kötü tat bırakmıyor.
    - flavour* ve tobacco özellikli çok çeşitli bir likit yelpazesi var. damak tadınıza uygun likit(ler) i bulduğunuz zaman keyifle içebiliyorsunuz.
    - likitler 18mg-0mg aralığında çeşitli nikotin seviyelerinde satılıyor. yüksek nikotinle başlayıp yavaş yavaş azaltıp sıfırlayarak sigara bağımlılığından kurtulmak mümkün.
    - dumanı kokusuz olduğu için sigara içilmeyen kapalı alanlarda da içilebiliyor.
    - sigarada bulunan katran, zifir gibi zararlı maddeler e-sigarada bulunmuyor. sadece vücudun alışmış olduğu nikotin maddesi alınıyor.
    - sigaraya göre çok daha ekonomik.
    - çay ve kahveyle iyi gidiyor.

    olumsuz yanları:
    - sigara gibi birkaç nefeste bitmediği için bazen nerede duracağınızı bilemeyip nargile gibi uzun süre içebiliyorsunuz.
    - kullanıma göre değişmekle birlikte yılda 1 kere bataryayı, 2 ayda 1 kere de atomizer'i * değiştirmek gerekiyor.
    - şarjı bittiği zaman tedarikli değilseniz bir tekele girip bana bi e-sigara diyemiyorsunuz.
    - sigara gibi iki parmağınızın arasına alıp içemiyorsunuz. tutuş pozisyonuna alışmak biraz zaman alabiliyor.
    - rakıyla iyi gitmiyor.

    sonuç olarak irade yöntemiyle sigarayı bırakamayanlar için daha zararsız bir alternatif, sigarayı bırakmaya yardımcı bir araç.

    lakin ki, elektronik olsun ya da olmasın, sigara sağlığa zararlıdır. en güzeli ikisini de içmemektir.
    god
  3. tanımlamak gerekirse; psikolojik olarak sigaranın yerini doldurmayı amaçlayan sigaramsı oluşum demek yanlış olmaz. bundan sonrası sigara içmeyenler için anlam taşımıyor olabilir. "spoiler" uyarısı koymayı uygun buldum.

    !---- spoiler ----!

    çok yakın zamanda ofiste bir arkadaşımın elinde, pardon ağzında gördüğüm zaman dikkatimi celbetti. gerçi arkadaşım e-sigarayı resmen emziğe çevirmişti; fakat kendisi konumuz için iyi bir örnek olmayabilir. ya da çok güzel bir örnek olacak. dur bakalım:

    internet ortamında yaptığım incelemeler sonucunda e-sigara ile ilgili çelişik bilgilere ulaştım. birkaç kullanıcıya ulaşıp canlı görüşler aldım. doktorumu arayıp uzman görüşü edindim. burada da henüz kullanmaya başlamadığım e-sigara hakkında edindiğim bilgileri paylaşmak istedim. umarım kullanmaya başladıktan sonra da deneyimlerimi yazmaya fırsat olur.

    her şeyden önce sigaranın her türlüsünün zararlı olduğunu kabul etmek gerek. şu anda paylaşacağım bilgiler halihazırda sigara tüketen ve bırakma eğiliminde olan ya da bırakmaya meyil edebilecek olanlar için bir paylaşımdır. sigara ile tanışmamışlar için özendirici olmasını istemem. çünkü şurası kesindir ki e-sigara bir tür hobi gibi. sigara içmekten daha çok o ritüelin içine girmek gibi bir şey. mümkün olduğunca konuyu dağıtmamaya çalışıyorum. devam edelim.

    dünyada e-sigara kullanımı 2005'li yıllara dayanıyor. bizdeki geçmişi ise henüz çok yeni. özellikle amerika'da çok yaygın şekilde kullanılıyor. dünyanın en başarılı e-sigaralarının ise avrupa'da hatta ingiltere'de üretildiği iddia ediliyor. peki, aslında nasıl çalışıyor bu meret? cihazın içinde "atomizer" adı verilen bir yapı var. buna motor da diyebiliriz. bunun yanında bir de kartuş var ki bu kartuş bir tür sıvı ile dolduruluyor. bu sıvıya da "likit" adı verilmiş ki kanımca orijinal adı "liquid"den geliyor. atomizer abimiz bu likitin ısınmasını sağlıyor ve ortaya soğuk buhar çıkarıyorlar. atomizeri aktif hale getirmek için de havayı içerden üflemek gerekiyor. işte burada da kullanıcı devreye giriyor ve içine çekiyor. biraz zorlarsak hatta hiç zorlamadan da bizdeki nargileye benziyor diyebiliriz. piyasada adı geçen aparatların neredeyse bin çeşidi var. likitlerin ise aromalarına göre çeşitleri değişiyor. kurabiye aromalıdan mangolusuna kadar geniş bir yelpaze var. cihazın ayda bir atomizer ve belli aralıklarla da likit bakımı yapılıyor. tüm bunlar 50 - 250 tl aralığında gerçekleşiyor. ekonomik anlamda yoğun sigara tüketicileri için bu rakamlar daha büyük anlamlar taşıyor olabilir.

    şimdi de e-sigaranın tıbbi açıdan nasıl değerlendirildiğini inceleyelim:

    dünya sağlıkçıları e-sigara konusunda resmen ikiye bölünmüş durumdalar. e-sigaranın en az sigara kadar zararlı olduğunu düşünen kesimin savunması şu sekilde:

    1 - e-sigara likitinin temelinde "propilen glikol" (pg) ve "bitkisel gliserin" (vg) vardır ve bu baz üzerine nikotin ve organik tatlandırıcılar eklenerek istenilen nikotin seviyesinde, istenilen aromada e-sigara likiti üretilir. propilen glikol denilen meret aslında şeker içeriyor. dolayısıyla ciğerlere şeker karışımı "inhale" ediliyor; yani gönderiliyor. zatürreye sebeb olma ihtimali var. bu iyi bir şey değil.
    2 - sigara tüketiminin sınırları organik olarak çizilebilinir. yani üst üste belli sayıda sigara tüketebilirsiniz. vücudunuzun ihtiyacı olan nikotinden fazlasını alamazsınız. vücut tepki verir. fakat e-sigara bir süre sonra elinizden düşürmediğiniz bir oyuncak haline gelecek ve uzun vadede aslında sigaradan aldığınız nikotinden fazlasını alacaksınız.
    3 - kullanım rahatlığı yüzünden sigaranın bağımlılığına yakın bir bağımlılık yaşanacaktır.

    şimdi de e-sigara taraftarlarını dinleyelim.

    (yalnız tekrar etmek gerekirse; kimsenin sigarayı hatta e-sigarayı desteklediği felan yok. sadece kötünün iyisini bulma arayışı içinde olduğumuzu tekrar söylemek gerek. önünde sonunda bu meret terk edilecektir ve bu da o aşamalardan biridir.)

    1 - evet, "propilen glikol" bir tür şekerdir; fakat bunun "inhale" edilmesinden doğan herhangi bir vaka kayıt edilmemiştir. e-sigaranın vücuda vermiş olduğu olası hasarları test etmek için gerekli kuluçka dönemi tamamlanmamıştır. şu andaki tüm veriler farazidir.
    2 - doğru, bir süre sonra elinizden düşürmediğiniz bir oyuncak haline gelecektir e-sigara. fakat zamanla ayarlanarak azaltılan nikotin seviyesi sayesinde aslında uzun vadede bir sigaradan alınan nikotine bile denk gelmeyecek miktarlarda nikotin tüketilecektir. eser miktarda nikotin ile en son olarak sıfır nikotinli likitlere geçilebilir. bu sayede vücut artık nikotini tamamen unutmuş olacaktır.
    3 - bağımlılık konusunun tamamen nikotin endeksli olduğunu varsayarsak (bakınız madde 2).

    anlaşılan odur ki; e-sigara ile ilgili tıbbi olarak kimse zararsız olduğunu savunmamaktadır; fakat sigara ile karşılaştırıldığında gözle görülür bir fark olduğu da aşikardır. benim özellikle "inhale" edilen yani ciğere çekilen likitin ciğere verebileceği olası zararları konusunda ise şu video biraz da olsa içime su serpti diyebilirim. gerçi bunun da bir tür "setup" olup olmadığını bilemiyorum. yoksa...?!

    şimdilik bu konudaki araştırmalarım bu kadar. yakın zamanda kullanmaya başlayacağım e-sigara ile ilgili canlı deneyimlerimi de paylaşmak isterim.

    !---- spoiler ----!

    edit 1 direnişin ilk günleri

    edit 2 değişiklikler oluyor

    edit 3 nikotin eksikliği hissediliyor

    edit 4 e-sig'e alıştım

    edit 5 farkındalık başlamış

    edit 6 "eşik" nedir, ne değildir?

    edit 7 e-sig ortamlarına dalış

    edit 8 nikotin krizleri bitecek mi?

    edit 9 krizlerde son durum

    edit 10 yılın neredeyse yarısı geride kaldı

    edit 11 "flavour chaser" da ne ola ki?

    edit 12 sıkça sorulan sorular ve cevaplarım

    edit 13 daha sıkça sorulan sorular ve daha çok cevaplarım

    edit 14 sigarasız bir yılı doldurdum
  4. öncelikle yukarıdaki entrynin noktasına kadar katılıyorum. tamamen doğru bilgiler içermektedir.

    uzun zamandır kullanan bir arkadaşımın bana tavsiye ettiği ve 2 aydır kullanmakta olduğum sigara bıraktırıcı. yaklaşık 14 yıldır içtiğim sigaranın kokusundan bile nefret etmemi sağlamıştır. amacım sigarayı bırakmak olduğundan kötü gözle bakamıyorum kendisine. tabi ki yararlı bir şey değil ama sigaradan daha zararlı da değil. kullandığım sıvının katran, zift ve bilimum saçma sapan zehirden arınmış olduğunu bilmek şahsen tercih sebebim. elbette buna parça ve sıvı teminindeki kolaylık ve ucuzluğu da eklemek gerek.

    benim de çevremde emzik gibi ağzından düşürmeyen ve hatta bunu kullanırken ara sıra da olsa günlük olarak belirli sayıda normal sigara içen arkadaşlarım da mevcut ki bu sayı az değil. onlar için hiç bırakamayacaklar diye düşünüyorum.

    eğer sigara içiyorsanız irade gösterip tamamen bırakmayı deneyin. benim gibi bu konuda iradesizseniz denemenizde fayda var.
  5. bu yazının devamı olarak;

    edit 1: e-sigarayı kullanmaya başlayalı dört gün oldu. durum bildiğiniz gibi değil. burdan mı devam etsem yeni bi girdi mi yapsam bilemiyorum. aslında bilmediğimden değil kafam güzel. nikotin çarpıyo sanırım. nikotin az geliyor. ben biraz sert bi giriş yapıp sigarayı komple bıraktım. hiç içmiyorum. tabii e-sig beni tam manasıyla kesmedi. ama direnmeye devam. bakalım ne kadar sürecek bu direniş!
  6. bu yazının devamı olarak

    edit 2: bugün 5. gün ve gün geçtikçe nikotine karşı olan hassasiyetim azalıyor. artık ilk günlerdeki baş ve karın ağrılarım kalmadı. fakat hala ciğerlerin temizlenme süreci başlamadı, kafam ona takıldı. ne bir zift ne bir katran, vücuttan ayrılan bişe yok henüz. sanırım hemen olsun istiyorum her şeyi. biraz sabır. e-sig hala tatmin edici değil; ama yılmak yok. sık dişini.
  7. bu yazının devamı olarak

    edit 3: bu sabah itibariyle bir haftadır sigara içmiyorum. işin asıl sevindirici tarafı içmek istemiyor oluşum. hatta sigara içilen ortamda ara ara rahatsızlık duymaya bile başladım. fakat hala nikotinin eksikliğini hissediyorum. ilk günlerdeki gibi olmasa da arada kafa gidiyo, kendimi seda sayan programını izlerken buluyorum. sonra sanırım oksijen geliyo tekrar ve "la ilahe illallah" nidaları ile ayrılıyorum ekranın başından. resmen dişimi sıkıyorum, e-sig'in işe yarayıp yaramadığını henüz idrak edemedim.
  8. bu yazının devamı olarak

    edit 4: ikinci haftamı sigarasız bir şekilde tamamladım. canım sigara istiyor mu? hem de nasıl! fakat bu cihaz şimdiye kadar her canım sigara çektiğinde imdadıma yetişti. gerçi her an sigara yakılabilir durumlar olmadı değil; fakat sanırım ben kendimi çok hazırlamışım sigara içmemeye. artık sigara kokusundan tam anlamıyla rahatsız olmaya başladım ve daha önce sigara içilmiş ortamları ayırt edebiliyorum. acıkmaya başladım; yiyorum. tahmin ettiğimden daha fazla e-sig ile gezmeye başladım. fakat hala kapalı ortamlarda içmeye çekiniyorum. halkımız buna henüz hazır olmayabilir. ya da ben henüz dayak yemeye hazır değilim. hala işe yarayıp yaramadığı hususunda çekincelerim var; fakat iki hafta nasıl geçti onu bilemiyorum. hayırlısı!
  9. bu yazının devamı olarak

    edit 5: sigarasız yirmi dört gün. * daha iyiyim. editlerime baktım da nikotin eksikliği beyindeki oksijeni yemiş sanırım. biraz saçmalamışım. zaman geçtikçe saçmalama süresi kısalıyor. ya da ben nikotini suçluyorum. yani ben hep saçmalıyodum.

    ps: anlaşılan nikotin eksikliğine henüz alışamamışım. yine saçmalıyom. en azından sigarasızlığa alıştım. daha iyi hissediyom. oksijen beynime ulaşınca bişeler yazıcam.
  10. bu yazının devamı olarak

    edit 6: bugün yirmi beş gün oldu. dünden farklı olarak bugün kendimi daha iyi hissediyorum. en azından nikotin eksikliğini çok hissetmedim. bir "eşik" olduğunu kabul edersek, sanırım ben o eşiği bugün atlattım. bu sabaha kadar her sabah kahvaltıdan sonra baş dönmelerine, karın ağrılarına maruz kalırdım. bu sabah kendimi dinç hissediyorum. umarım "eşik" diye bir şey vardır ve ben bugün onu atlamışımdır. hadi hayırlısı.

    ps: bu saate kadar henüz e-sig'den de çekmedim. nooluyo ya?!