1. oldukça geniş bir arşivi olan ücretsiz e-kitap sitesi. hem android hem ios uygulaması mevcuttur. amatör yazarlarda var. siz de kitap okuyabilir, isterseniz yazarak burada paylaşabilirsiniz. türkçe kitaplar da mevcut. sayesinde bir çok yazarın yazıları kitaplaştırılmış ayrıca.

    buradan
  2. ergenlerimiz sayesinde içerisi vıcık vıcık aşk öyküleri ile tıka basa doldurulmuş sanal kitap mecrası.

    kalkar bi bilim kurgu, polisiye ya da gerilim hikayesi ararsınız ve gözünüze kestirdiğiniz birini okumaya başlarsınız. hardcore bilim kurgu kılığındaki bu hikaye en geç 2-3 bölüm sonra sulandırılmış bir aşk hikayesine evrilir. tamamı böyle olmasa da türkçe içerikli eserlerin %80-90 civarı bu şekilde. işaretlendiği kategoriye gerçekten ait olan bir hikaye ya da yazar bulabilmek neredeyse imkansıza yakın durumda.
  3. güzel düşünülmüş ama içine edilmiş site. vakti zamanında çok güzel bir senaryom vardı. (ki bayağı sağlamdı hala yazıyorum 150-160 sayfa şu an) dedim hafta hafta, bölüm bölüm atayım belki beğenirler. en işlek saati seçtim (yeni.eklenenlerde çıksın diye) ve ekledim. herkese link attim falan. 200 okunmayi gecemedim kardeş. millet 1 milyon falan yapıyor. dedim bunlar üstad falan herhalde bir bakayım neler yazıyorlar. ergen kızların yazdığı saçma sapan, kötü aşk hikayeleriydi. bu kadar zekice bir fikir saçma sapan bir şeye dönüştürülebiliyor. link'e bakarsanız aslında güzel sayılabilecek bir site olduğunu da görebiliriz, çünkü divan edebiyatı geleneğini yaşatmaya çalışan 9 yaşında yazarlar bir hayli fazla. siz siz olun, uzak durun kardeşlerim
  4. şu an haberim oldu önce bir heyecanlandım belki bir iki öykü falan yazarım dedim sonra biraz inceledim siteyi tv de ne kadar ucuz romantik komedi, aşk, entrika senaryoları varsa genç ergen arkadaşlar aynısını kopyala yapıştır yapmış hiç özgün bir hikaye yok.
  5. kalitesiz öykülerin, vampir-kurt adam-uzaylı-sümük yaratık-spagetti canavarı cinsi yaratıkların cirit attığı 15-17 yaş arası kitleye (fazla parlak olmayan kesimine) hitap eden platform.
  6. burada yazan genç arkadaşların hızlarını alamayıp yazdıkları öyküleri kitaplaştırmalarından ve ciddi okuyucu kitlesine sahip olmalarından(12-16 yaş arası) rahatsızım.sait faik'ten bihaber yetişmeleri üzücü.
  7. hiciv
  8. her ne kadar yazar profili ve yazı içeriklerinden rahatsız olsam da, tamamen yerden yere vurulup üzerine toprak atılmaması gerekiyor.

    samanlıkta iğne aramaya takatiniz varsa, sevdiğiniz ilgi duyduğunuz türlerde, eserlerini ciddiyetle kaleme alan orta yaş grubunda yazarları keşfetmek imkansız değil.

    eğer buraya bulaşmışsanız ve kaliteli bir şeyler okumak istiyorsanız, bu nadir eserleri nasıl bulabileceğinizi aktarayım (en azından ben bunları izleyip, pek fire vermedim);
    - katiyen, kitabın künyesindeki etiketlere aldanmayın. yazar bozuntusu gidip safkan aşk romanını oraya bilim kurgu diye işaretleyebiliyor okuyucuları arttırmak için. etiketler arasında aşk yazmasa bile çoğu kitapta birden bire bir aşk serüveninin içinde buluyorsunuz kendinizi. nedir bu kızlarımızın aşk takıntısı anlamış değilim.
    - dikkatinizi çeken bir kitap bulduğunuz zaman lapin gibi atlamayın hemen. yazarının profilini inceleyin. "arzu17f" gibi absürd ötesi rumuzu bulunan yazarlardan uzaklaşın. çünkü bunlar genellikle kemik yaşı henüz reşit olamamış kardeşlerimizi işaret ediyor (nicke göre kalite arıyorsanız ad-soyad formatını kullanan yazarlara öncelik verin).
    - keza yazarın profili incelenirken atlanmaması gereken bir nokta da avatarlar. eğer ki o fotoğraf, instagram gibi bir uygulama/program süzgecinden geçip bir şekilde filtrelenmişse yine o yazardan uzaklaşın.
    - yazarın, kendi duvarındaki paylaşımlarına ufak bir göz gezdirip karakteri hakkında fikir elde etmeye çalışın. tamam oradaki kimsenin tdk bünyesinde geçmişi olmasını beklemiyorum ama kendini belli eden ergen dili ve edebiyatı'na hakim yazarlardan da uzak durmak istiyorsanız bu can alıcı bir nokta.
    - tüm bunları yaptınız, gönül rahatlığı ile o beğendiğiniz kitabı okumaya başladınız ama o da ne? her bölümün başında (ya da sonunda) "sivilcem çıktı, o yüzden yeni bölüm gecikti", "bu bölümü o kadar uzun yazmak için uğraştım (ki bu uzun dediği sadece 2 sayfa), yazdım sildim, yazdım sildim ama sonunda oldu", "haydi oyları/beğenileri görelim", "yorumları alalım millet" gibi hikaye bütünlüğü ile alakası olmayan notlar düşerek egosunun rakımını yükseltmeye çalışıyorsa o kitabı kütüphanenizden silin gitsin.
    - medya kısmında görsel kullanan ya da müzik iliştiren yazarların kitaplarını da rafa kaldırın. "işte bu fotoğraftaki ana karakterimiz, diğeri de kötü adam" ya da "bu bölümü okurken mutlaka bu müziği dinleyin" diyerek sizin hayal dünyanızı bastırıp, kendisininkini size empoze etmeye çalışan yazardan ve yazdıklarından da bir cacık olmuyor (anlatımı pekiştirmek, kurguyu oturtmak adına hikayenin içinde geçtiği şehrin, binanın haritası/planı/krokisi vs vs gibi görsel kullananları istisna tutuyorum).
    - yazdıklarını okumaya başladığınızı fark edip, anında mesaj atarak, zorla oy ve yorum isteyen yazarlardan hiç bahsetmiyorum bile.
  9. dört yıldır üzerinde belli aralıklarla yaptığım izlenimlere göre amacından sapmış olan uygulamadır. başta herkes efendi efendi yazıyordu. sonunda, dedim. zorlanmadan uzanabileceğim, elimin altında bir sürü kitap olabilir diye düşünüyordum. sonra birisi çıktı yazara "yazım kurallarına dikkat et! ben takıntılı bir insanım." diye yorum yaptı. bunlar virüs gibi yayıldı falan filan.

    elbette bir yazarın yazım kurallarına dikkat etmesi gerekir. ancak sonuç olarak orası amatör yazarların kullandığı bir uygulamaydı. kendilerine editör bulacak halleri yoktu ya. yazma isteğini kaybeden yazarlar yavaş yavaş gerilere çekildi ve ardlarında bıraktıkları boşluğu ortamın yaş ortalamasını düşüren kendini bilmez insanlar yavaşça doldurmaya başladı. ufak tefek hatalarda dahi birbirlerinin kuyusunu kazmaya başladılar ve bunu uyarmaktan çok kavga eder gibi söylemeye başladılar.

    neyse, böylece inatla varlığını sürdüren yazarlar da ne yazdığını umursamadan baş harfi büyük olmalıymış, noktadan sonra boşluk bırakılmalıymış gibi aslında hemen düzeltilebilecek şeylere takıldılar ve anlatılmak istenen uçup gitmiş oldu. yaratıcılığı kendi elleriyle yok ettiler. geride sadece birbirinin kopyası basit düz metinler kaldı. yine de ince eleyip sık dokursanız güzel kurguların bulunabileceği düşünüyorum. ha "kimin ne dediğini umursamam ben yazdığıma bakarım." derseniz de, şahsen ben öyle yapıyorum, güzel bir depo kaynağı. kafanıza takılan yeri bir de okuyucu gözünden göreyim bakalım nasıl görünüyormuş diyerek bakabiliyor, bölümleri düzenli bir halde tutabiliyorsunuz. umarım bir gün insanlar böyle yerleri acımasızca mahvetmekten vazgeçer. aksi takdirde saklanacak yerimiz kalmayacak.
  10. bana, varolduğu ve duyduğum günden beri, en az tumblr kadar, sentetik, plastik ve samimiyetsiz gelen öykü, yazı vb. mecrası.

    ne üye olurum ne de olanı desteklerim.